<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837</id><updated>2011-09-16T09:02:36.731-07:00</updated><category term='hipoglisemi'/><category term='anne sütü'/><category term='kış beslenmesi'/><category term='kış içeceği'/><category term='balık'/><category term='C vitamini'/><category term='diyet'/><category term='EGCG'/><category term='zayıflama'/><category term='herşey dahil'/><category term='yeşil çay'/><category term='atıştırma'/><category term='yeni yıl'/><category term='tatil'/><category term='kateşin'/><category term='balık yemek'/><category term='LDL'/><category term='yesil cay'/><category term='kafein'/><category term='beslenme'/><category term='kalsiyum'/><category term='sebze'/><category term='demir'/><category term='Niasin'/><category term='hamilelik'/><category term='şişmanlık'/><category term='D vitamini'/><category term='ofis beslenmesi'/><category term='omega 3'/><category term='kalp damar sağlığı'/><category term='soğuk hava'/><category term='siyah çay'/><category term='diyetisyen'/><category term='beslenme yetersizliği'/><category term='kilo verme'/><category term='iyot'/><category term='B2 vitamini'/><category term='obezite'/><category term='püf noktaları'/><category term='A vitamini'/><category term='gebelik'/><category term='oolong çayı'/><category term='kış hamileliği'/><category term='açık büfe'/><category term='ara öğün'/><category term='yılbaşı gecesi'/><category term='kış mevsimi'/><category term='yılbaşı beslenmesi'/><category term='omega3 yağ asidi'/><category term='mineral eksikliği'/><category term='yağ yakımı'/><category term='tatilde beslenme'/><category term='balık mevsimi'/><category term='meyve'/><category term='vitamin eksikliği'/><category term='hamile diyeti'/><category term='yaz tatili'/><category term='antioksidan'/><category term='antikanserojen'/><category term='B1 vitamini'/><category term='çocuk beslenmesi'/><category term='HDL'/><title type='text'>SerapistaN</title><subtitle type='html'>Diyetisyenden Haberler...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>12</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-2414917079672846856</id><published>2010-12-19T13:27:00.000-08:00</published><updated>2010-12-19T13:31:50.874-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağ yakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='antikanserojen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kış içeceği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EGCG'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yesil cay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeşil çay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyah çay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kafein'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oolong çayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kateşin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='antioksidan'/><title type='text'>YEŞİL ÇAY MUCİZESİ KATEŞİN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TQ55VSaPG0I/AAAAAAAAADc/DhBvhq2-KLU/s1600/herbal_tea.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 307px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TQ55VSaPG0I/AAAAAAAAADc/DhBvhq2-KLU/s320/herbal_tea.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5552508797220494146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Çay, Camellia Sinensis isimli bitkinin yeşil yapraklarından elde edilen bir üründür. Bu bitkinin değişik yöntemlerle işlenme durumuna göre çayın türü değişmektedir. Dünyada üretilen çayın 1/4'ü yeşil çay olarak tüketilmektedir. Yeşil çay üretimde başlıca ülkeler Japonya, Çin ve Endonezya'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camellia Sinensis'in yaprakları körpe iken hemen toplanır ve kurutulursa bundan elde edilen ürün Yeşil Çay adını alır.  Çay yaprağına yüksek sıcaklıkta şok soldurma uygulanır ve bu şekilde enzimler aktifleşemez. Enzimler aktif olmadığında fermentasyon da gerçekleşemez. Sonuç olarak yapraklar yeşil kalır. Eğer az işlem görüp de oksidasyona maruz kalırsa Oolong Çayı (Ou-long: kara ejderha) denen ürün elde edilir. Tüm dünyada en yaygın işleme yöntemi olan yüksek oksidasyon sonucu da Siyah Çay olarak bildiğimiz ürün ortaya çıkmaktadır. Tüm bu çay türleri aslında tek bir bitkiden elde edilir. İşleme tekniği çeşitliliği sayesinde dünya üzerinde pek çok kültürün farklı damak zevklerine hitap eden çay türleri oluşmaktadır. Siyah çay soldurma, kıvırma, fermentasyon ve kurutma işlemlerine uğrarken yeşil çay sadece kıvırma ve kurutma işlemlerine maruz kalır. Fermentasyona uğramadığı için antioksidan içeriği daha yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşleme tekniğine göre çayın bileşimi değişmektedir. Çay bitkisi (Camellia Sinensis) yüksek oranda antioksidan içeren bir bitkidir. Bu özelliği sayesinde bilimsel araştırmalarda oldukça fazla miktarda yer almaktadır. Bileşiminde en çok antioksidan içeren türü Yeşil Çay'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çayın içindeki antioksidan türü flavonol ve kateşinlerdir. Yeşil çayın bileşiminde kateşinin pek çok formu yer almaktadır ancak en çok bulunan epigallocatechin-3-gallate (EGCG) formudur (diğerleri: epikateşin, epikateşingallat, epigallokateşingallat, epigallokateşin, kateşin, gallokateşin). Kateşinler üzerinde yapılan bilimsel çalışma sonuçları yeşil çayın mucizevi bir içecek olduğunu kanıtlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde kanser riskini azaltır. Kateşin emildikten sonra hedef dokulara ulaşarak antikanser aktivite göstermektedir. Kanser oluşumunun tüm safhalarında (proliferasyon, transformasyon, inflamasyon, apoptozis, metastaz ve işgal safhaları) tersine etki sağlayarak kanser hücresine karşı savaşmaktadır. Tümörü küçültür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çayın içindeki kateşinler sayesinde metabolik sendromun önlenmesinde potansiyel faydaları vardır. Kolestrolü düşürür. Tansiyonu ve kan şekerini ayarlar. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki yeşil çayın veya kateşin (EGCG) içeren besin desteklerinin kilo yönetiminde, kan şekeri kontrolünde ve kalp damar hastalıkları risklerinin azaltılmasında faydası vardır. Bunu vücuttaki yağ yakımını arttırarak başarır. Yağ yakımının artması yağ dokusunun azalmasını sağlar. Azalan yağ dokusu sayesinde obezite, tip2 diyabet, kalp damar hastalıkları ve metabolik sendrom riski de azalmış olur. Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde kan damarlarını güçlendirir. Yüksek tansiyonu önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıflama diyetlerinde kateşinin yağ yakıcı etkisi kanıtlanmıştır. Kan şekerini kontrol etmesi sayesinde iştah kontrolünü de sağlar. Yeşil çay kaeteşinlerinin vücutta leptin düzeyini arttırıcı etkisi  bulunmuştur. Leptin, vücut ağırlığını düzenlemede görev alan, hem gıda alımını hem de enerji harcamasını başlatan hipotalamustan salınan bir proteindir. Vücutta leptin düzeyinin artması iştahı  azaltan bir mekanizmadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki kafein sayesinde performansı etkiler dinamiklik kazandırır, yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır. Bu nedenle uyku sorunu olanların yeşil çayı gündüz içmeleri tavsiye edilir. Kafein aktivitesine bağlı olarak idrar söktürücüdür. Bu sayede vücuttaki ödemi atar. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama diyetlerinde ödem sorununu önler. İdrara çıkmayı kolaylaştırdığı için böbrek sağlığı açısından yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde stresi azaltır. Gribal enfeksiyonlara karşı direnci arttırır. Sigaranın olumsuz etkilerine karşı savaşmak için C vitamini önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu etkilerden faydalanmak için günde en az 3 fincan yaşil çay içmek gerekmektedir.  Günde 3 fincan yeşil çay içildiğinde 200-300 mg kateşin alınmış olur. İçtiğimiz yeşil çaydaki kateşin miktarı çayın kalitesine, demleme süresine, tekniğine bağlı olarak değişmektedir. 1 fincan yeşil çaydan alınan antioksidan etkisi 1 porsiyon ıspanak, brokoli, havuç veya çileğinkinden bile daha fazladır. Tadını sevmediği için yeşil çay tüketemeyenlerin kateşinin faydalarından eksik kalmamaları için kateşin içeren özel besin destekleri kullanmaları da önerilebilir.  Bu besin destekleri kafein içermediği için güvenle kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlayan: Diyetisyen Serap Orak Tufan   www.kendinizeiyibakin.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-2414917079672846856?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/2414917079672846856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=2414917079672846856' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/2414917079672846856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/2414917079672846856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2010/12/yesil-cay-mucizesi-katesin.html' title='YEŞİL ÇAY MUCİZESİ KATEŞİN'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TQ55VSaPG0I/AAAAAAAAADc/DhBvhq2-KLU/s72-c/herbal_tea.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-748940777202415197</id><published>2010-06-20T14:03:00.000-07:00</published><updated>2010-06-20T14:09:35.109-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herşey dahil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatilde beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='açık büfe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaz tatili'/><title type='text'>TATİLDE BESLENME</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TB6DEX7PaNI/AAAAAAAAADM/7mI6v649t3A/s1600/a%C3%A7%C4%B1k+b%C3%BCfe.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 236px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TB6DEX7PaNI/AAAAAAAAADM/7mI6v649t3A/s320/a%C3%A7%C4%B1k+b%C3%BCfe.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484965507349047506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Yaz mevsiminin gelmesiyle beraber bütün bir yıl hayalini kurduğumuz tatil planları da hayata geçmeye başladı. Aslına bakarsak yaz ya da kış farketmez, tatil tatildir. Ancak bol dinlenmeli uzun yaz tatillerinin tadı daha başkadır. Pek çoğumuz zaten yaz tatili öncesi diyetlerle fazla kilolarımızdan kurtulduk, daha rahat bir yaz mevsimine hazırız. Ama...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatil söz konusu olunca pek çok koşulda farklılaşma ortaya çıkar. Hava değişimi, sıcaklık ve zaman farkı, uzun mesafeli otobüs veya uçak yolculukları, farklı kültürlere ait besinler ve beslenme tarzları, hatta içtiğimiz su bile değişmektedir. Tüm bunlar karşısında en ilkel dönem alışkanlıklarını bile unutamayan vücudumuz kısa süre içinde büyük uyum sorunları yaşayabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Son yıllarda büyük şehirlerde yaşayan ve dinlenmeye az zaman ayırabilen çalışan insanların tatil anlayışı &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;"herşey dahil"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; hizmetlerin yer aldığı bir kavrama dönüşmüştür.&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; "Şımarmak benim de hakkım!"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; diye düşünen "bizler" herşeyin önümüzde hazır olduğu, kusursuz tatil seçeneklerini reddedemeyip &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;"ruhumuzu"&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; dinlendirirken malesef &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;"bedenimize" &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;eziyet etmekteyiz. Hayatımızda "herşey dahil" keyifler yaşamak istiyorsak bazı şeylerden biraz fedakarlık etmemiz gerektiğini hatırlatmalıyım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Öncelikle büyük emek, sabır ve para harcayarak kavuştuğumuz formda bedenimizi tatil rahatlığına bırakıp verilen kilolaları almak istemiyorsak dikkatli olmamız gerekiyor. Diyet döneminde öğrendiğimiz temel kurallar tatilde de geçerlidir! Çok hareketli bir tatil geçirip (yüzme, yürüyüş vb.) daha çeşitli beslenebiliriz veya hareketsiz olmayı tercih edip daha düşük kalorili ve  az çeşitli beslenebiliriz. En kötüsü herşeyi göze alıp (kilo almayı) tatil dönüşü beslenme tercihlerimizden pişman olabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;En güzeli her zaman için hazırlıklı olmaktır. Tatile gideceğimiz günler önceden belli olduğu için gitmeden 1-2 hafta önce vücuttaki fazla depo kaloriyi bir miktar azaltmak için boşaltma diyetleri uygulamak iyi bir çözümdür. Özellikle bol yemeli, içmeli bir tatil planımız varsa öncesinde sıkı bir egzersiz (kardiyo) ve düşük kalorili/yağlı bir diyet (detoks vb.) uygulamamız yerinde bir karar olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Gelelim açık büfe ve sınırsız içki tercihlerinin olduğu tuzaklara! Yapılabilecekler...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatildeyim diye çok geç saatlerde kalkmayın, metabolizma düzeni sever. Çok geç yatmazsanız çok geç de kalkmazsınız&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kahvaltıyı sakın atlamayın!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kahvaltıda bal,reçel,marmelat vb. tatlı yiyecekleri yemeyin. İlerleyen saatlerde canınız dondurma, meyve veya tatlı büfesinden kaçamaklar yapmak isteyebilir&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kahvaltıda ve diğer tüm öğünlerde yağlı besinler ve kızartmalar yemeyin. Sıcakta yağ toleransımız azalır&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Akdeniz tarzı bir kahvaltı tercih edin(peynir, zeytin, domates,  salatalık, yeşillikler,tam tahıllı ekmek veya çörek, meyve vb.) ,mümkün olduğunca işlenmiş et ürünlerinden kaçının(sucuk, salam, jambon, sosis, pastırma vb.) . Diğer öğünlerde protein ağırlıklı beslenme olasılığınız yüksektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kahvaltı büfesinden yanınıza meyve alın, ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Bu şekilde yüksek kalorili diğer atıştırmalıklardan kaçınabilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Öğle ve akşam öğününüzü geçiştirmeyin, sofradan mutlaka tok kalkın. Aç olursanız sürekli bir atıştırma halinde olursunuz&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Açık büfe avantajlarından faydalanın, hazırlanması vakit ve uğraş gerektiren besinleri tatilde sıklıkla tercih edin(zeytinyağlı sebze yemekleri, salata çeşitleri vb.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Öğle ve akşam öğünlerinde protein ağırlıklı beslenin. Protein daha tok kalmanızı sağlar. Tercih edeceğiniz et türünün ızgara veya fırında pişmiş olmasına dikkat edin.Yağda kızartılmış et çeşitlerinden kaçının.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Etinizin yanına farklı sebze yemeklerinden birer kaşık olmak üzere 4-5 çeşit sebze alın. Ayrıca bir tabağa bolca yeşillikden oluşmuş bi salata hazırlayın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Pilav/makarna/börek vb. karbonhidratlı yiyecekleri yemek isterseniz ekmek yemeyin. Yüksek porsiyonlarda tüketmeyin&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Her yemeğin yanına patates kızartması almayın, alırsanız diğer karbonhidratlı yiyecekleri yemeyin. Yağlı soslar kullanmayın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatlı büfesine gitmeyin veya tatlı için arkadaşlarınızla/eşinizle/ailenizle ortak tabak hazırlayın. Sadece tadımlık birkaç lokma yemeye çalışın fazlasını kaçırmayın.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 36.0px; text-align: justify; text-indent: -36.0px; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font: 13.0px Lucida Grande"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;✓&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatlı yemek isterseniz öncelikle hafif tatlıları tercih etmeye çalışın. Sütlü tatlılar, dondurma, meyve salatası, dondurmalı içecekler, buzlu meyveli içecekler tercih edilebilir. Şerbetli ve hamurlu tatlılardan kaçının. Yağda kızartılmış tatlıları yemeyin. Tatlı yanında kaymak ve krema gibi yağları tüketmeyin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times New Roman; min-height: 15.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Yaz mevsiminde su tüketimi çok önemlidir. Sıcaklık nedeniyle aşırı terleme su  ve mineral kaybına neden olur. Vücut suyunu dengede tutabilmek için en az 2-3 litre su için. Sıvı alımı arttırın (limonata, taze ve doğal meyve suları,  ayran,  asitli olmayan light içecekler). Eğer kan basıncınız (tansiyon) düşükse ayran ve mineralli suları tercih edin. Kan basıncınız yüksekse tuz alımını kısıtlayın. Maden suyu içmeyin. Tuzlu ve salamura besinleri tüketmeyin (aşırı tuzlu zeytin, peynir, turşu, tuzlu kuruyemişler, salamura ve tütsülenmiş(füme) etler, soya sosu, cipsler vb.).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatil döneminde alkol tüketimi de önemli bir konudur. Sınırsız alkol imkanı sizin de bir sınırınız olmadığı anlamına gelmez. Özellikle yüksek alkollü içkileri az miktarda tüketmekte fayda vardır. Gündüz en sıcak saatlerde alkolden kaçınmak daha doğru olacaktır. Fazla alkol tüketimi su kaybına neden olacağı için kan basıncının artmasına neden olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Yaz tatillerinde en sık yaşanan sorunlardan biri de besin zehirlenmeleridir. Pek çok insan  açıkta satılan, hijyenik kurallara uygun hazırlanmamış yiyecekler nedeniyle tatili acil servislerde  geçirmektedir. Sıcaklık nedeniyle besinlerde mikroorganizma üremesi kolaylaştığı için dışarıda olan sıvı ve besin tüketiminize dikkat etmelisiniz. İyi pişmiş yemekleri tercih etmeli, az pişmiş veya çiğ etli yemekler yememelisiniz (çiğ köfte, suşi, az pişmiş etler, kokoreç vb.). Kolay bozulabilen tavuk ve balık etini hijyenine güvendiğiniz restoranlarda tercih etmeli, açıkta satılan besinleri yememelisiniz. Soslu, mayonezli, kremalı besinlerden uzak durmalısınız. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Hava değişimi ve uzun süren yolculuklar aynı zamanda barsak fonksiyonlarını da etkiler. Sürekli oturma pozisyonu kan dolaşımını yavaşlattığı için kabızlık ve gaz şikayetine sebep olur. Yolculuk öncesi ve sonrası bol lifli beslenmekte fayda vardır. Yolculuk sonrası kabızlık olmaması için kayısı, armut, erik vb. meyveleri atıştırmak iyi gelebilir. Yolculuk sırasında sık tuvalete çıkmamak için su içmekten kaçınıldığında da yine kabızlık sorunu görülebilir. Sonrasında bolca su içmek gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman; min-height: 16.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 13.0px Times New Roman"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Tatil dışında hareketsiz ve masa başında geçen bir hayatınız varsa tatildeki egzersiz  imkanını değerlendirmeye çalışın. Yüzmek hem serinlemenizi hem de çalışmayan tüm kaslarınızı kullanmanızı sağlar. Hem kalori yakmış hem de vücudunuzu sıkılaştırmış olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 5.0px 0.0px 5.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 23.0px; font: 12.0px Times New Roman"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;Diyetisyen Serap Orak Tufan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'Times New Roman', serif;font-size:100%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-748940777202415197?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/748940777202415197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=748940777202415197' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/748940777202415197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/748940777202415197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2010/06/tatilde-beslenme.html' title='TATİLDE BESLENME'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/TB6DEX7PaNI/AAAAAAAAADM/7mI6v649t3A/s72-c/a%C3%A7%C4%B1k+b%C3%BCfe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-5832103233634110033</id><published>2010-01-14T04:33:00.000-08:00</published><updated>2010-01-14T04:49:38.689-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meyve'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kış mevsimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soğuk hava'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalsiyum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kış beslenmesi'/><title type='text'>KIŞ BESLENMESİ PÜF NOKTALARI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/S08SS945PMI/AAAAAAAAADE/rJ6gD2j_2yM/s1600-h/%C3%A7orba.jpg"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/S08SS945PMI/AAAAAAAAADE/rJ6gD2j_2yM/s320/%C3%A7orba.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426576193064877250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: center; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde soğuk havalarda düşen bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve değişen metabolizma hızımızı düzenlemek için beslenmemizi gözden geçirmemiz çok faydalı olacaktır. Dikkat etmemiz gereken en önemli noktalar şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Yağı, kaloriyi ve porsiyonları azaltın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Soğuk havaya karşı direnmek ve üşümemek için vücut deri altı yağ dokusunu kalınlaştırmak ister. Yağlanmanın olması için fazla kalori gelmelidir bu nedenle vücut iştahı açar. Bu olumsuz etkiden korunmak adına daha az yağlı beslenmeye dikkat etmeliyiz, bununla beraber porsiyon kontrolümüzü de sağlamalıyız. Yüksek enerji veren şekerli ve unlu/hamurlu besinlerden az sıklıkta ve az porsiyonda yemeliyiz. Doymuş yağdan(tereyağı, margarinler, işlenmiş yağlar) kaçınarak büyük oranda doymamış yağ(zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, fındık yağı, soya yağı, kanola yağı)   tüketmeye çalışınız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Her gün 5 ya da daha fazla porsiyon sebze ve meyve yiyin. Kış mevsimine ait meyve ve sebzelerini  tüketin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Bağışıklık sistemini güçlendirmek için sebze ve meyvelerin desteğine çok ihtiyacımız vardır. Çünkü vücudumuzu hastalıklardan korumak için gerekli tüm vitamin ve mineraller bu besin grubunda fazlasıyla yer alır. Özellikle çeşitli beslenme yoluna giderek tüm bu faydalı ögeleri daha etkin hale getirebiliriz. Çeşitlilikten emin olmak için gruplandırmadan yararlanınız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Narenciye ürünleri(portakal, mandalina, limon, greyfurt vb.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Minik taneli, kırmızı renkli meyveler(siyah üzüm, nar, kuru erik, kuru yaban mersini vb.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Sarı ve turuncu renkli meyveler( kuru kayısı, armut, muz, mango, elma vb.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Yeşil ve koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, yeşil biber, maydonoz, roka, tere, marul, kıvırcık, salatalık, fesleğen vb.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Sarı, turuncu, kırmızı sebzeler (havuç, kabak, balkabağı, turuncu biber, kırmızı biber, domates vb.) Özellikle karnıbahar, pırasa, lahana, ıspanak, kereviz, brokoli gibi kış sebzelerini sıkça tüketin. Sarımsak ve soğan tüketiminizi arttırın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Bu sebzelerin yapısında bulunan kükürtlü bileşikler kötü kokmasına rağmen kansere karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Hastalıklara karşı harika savaşçılardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Haftada 2-3 kez balık tüketin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kış mevsimi balık mevsimidir. İçeriğindeki omega-3 yağ asitleri ve deniz ürünlerinde bulunan selenyum minerali yapılan pek çok araştırmada  kalp damar sağlına dost ve bağışıklık sistemini güçlendiren maddeler olarak bulunmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Günde en az 2 kez düşük/normal yağlı süt ve süt ürünleri tüketin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kış mevsiminde azalan güneş ışığı ve kapalı giysiler nedeniyle D vitamini eksikliği gündeme gelebilir. Bu nedenle süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, fosfor ve D vitamini kemik sağlığımız için son derece önemlidir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Vücudunuza su verin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Kış mevsimiyle beraber su ihtiyacı azalmaktadır çünkü terleme aktivitesinde azalma yaşanır. Pek çok kişi kışın su içmeyi ihmal eder. Metabolik faaliyetlerimizin düzenli ve sağlıklı olabilmesi için su tüketimine dikkat etmeliyiz. Ortalama 2 litre su içilmesi yeterli olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Hareketi ve posalı beslenmeyi arttırın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; Kışın daha hareketsiz olduğumuz için metabolizmamız yavaşlamaktadır bu nedenle kabızlık sorunu daha sık ortaya çıkmaktadır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller, yağlı tohumlar sindirim sistemimizi çalıştıracak olumlu etkiye sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Vücudumuzu ısıtacak ve canlandıracak içeceklerden ve baharatlardan faydalanın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Siyah çay, yeşil çay, kahve, ıhlamur, adaçayı içerek, karanfil, tarçın, zencefil, karabiber ile  yemeklerimizi tatlandırarak soğuktan biraz uzaklaşabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;Hazırlayan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;Diyetisyen Serap Orak Tufan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Times"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#CC33CC;"&gt; www.kendinizeiyibakin.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:Times, serif;font-size:100%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:12px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:Times, serif;font-size:100%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:12px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-5832103233634110033?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/5832103233634110033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=5832103233634110033' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5832103233634110033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5832103233634110033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2010/01/kis-beslenmesi-puf-noktalari.html' title='KIŞ BESLENMESİ PÜF NOKTALARI'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/S08SS945PMI/AAAAAAAAADE/rJ6gD2j_2yM/s72-c/%C3%A7orba.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-2985821154208905879</id><published>2009-07-10T07:51:00.000-07:00</published><updated>2009-07-10T08:03:15.116-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyetisyen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo verme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='püf noktaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obezite'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şişmanlık'/><title type='text'>NEDEN ŞİŞMANLIYORUZ?ZAYIFLAMANIN PÜF NOKTALARI NELERDİR?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SldYDd1ZcvI/AAAAAAAAACw/rnpYM-DaPKs/s1600-h/4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356847098351940338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 193px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SldYDd1ZcvI/AAAAAAAAACw/rnpYM-DaPKs/s400/4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ŞİŞMANLIK NEDİR?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Şişmanlık, kişinin yaşına, cinsiyetine ve boyuna göre Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen normal standartların üstünde bir vücut ağırlığına ve yağ oranına sahip olmasıdır. Vücut ağırlığına göre şişmanlık derecesi sınıflandırılmaktadır. Ancak vücut ağırlığı her zaman tek başına belirleyici değildir. Vücut tipi ve cinsiyet de sınıflandırmada önemli rol oynar. Özellikle erkeklerde kas kitlesinin çok artabileceği de düşünülürse tek başına vücut ağırlığının yüksek olması kişinin şişman olduğu anlamına gelmez. Aynı zamanda yağ oranının da ölçülmesi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beden Kitle İndeksi/BKİ (Body Mass Index/BMI) olarak bilinen oran kişinin bu sınıflandırmada hangi aralıkta olduğunu gösterir.&lt;br /&gt;BKİ = Vücut ağırlığı (kg) / Boy(m)2&lt;br /&gt;Yaş BKİ-Olması gereken aralık&lt;br /&gt;19-24 19-24&lt;br /&gt;25-34 20-25&lt;br /&gt;35-44 21-26&lt;br /&gt;45-54 22-27&lt;br /&gt;55-64 23-28&lt;br /&gt;65 yaş + 24-29&lt;br /&gt;Yaşa göre belirtilen aralığın üstünde bir BKİ değerine sahip olmak kilolu/şişman sınıfına geçildiğini gösterir. BKİ 30’un üstüne çıktığında obezite (aşırı şişmanlık) olarak değerlendirilir. 40’ın üstüne çıktığında ise morbid obezite (ölümcül şişmanlık) olarak adlandırılmaktadır. Obezite söz konusu olduğunda vücut pek çok sağlık riskine davetiye çıkarmış ve zemin hazırlamış demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık doğumdan yetişkin olana dek karşılaşılan bir sorun olabileceği gibi hayatımızın herhangi bir döneminde kısa ya da uzun süre karşılaşabileceğimiz bir sorun da olabilir. Her ne zaman olursa olsun şişmanlamanın temel nedeni, besin olarak alınan enerjinin (kalorinin) vücudun harcama kapasitesinin üstünde olmasıdır. Alınan enerji / Harcanan enerji oranının artmasıyla beraber vücut yağ depolamaya başlar. Üstelik bunun aşırı miktarlarda olması da gerekmez. Her gün 200 kcal’lik (yaklaşık 3 dilim ekmek) bir enerji fazlalığının vücut tarafından depolanması 1 ay sonra 1 kg’lık bir yağ dokusu haline dönüşmesiyle sonuçlanır. Kilo verme/diyet döneminde yaptığımız ufak tefek kaçamaklar bu nedenle zayıflamayı engellemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;NEDEN ŞİŞMANLADIĞIMIZI HATIRLAYALIM…&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Daha önce tanımladığım gibi kilo alma/şişmanlama besin tüketiminin artmasıyla beraber ortaya çıkmaktadır. Ancak hayatımızda bazı dönemler bu durumun oluşmasını kolaylaştıracak yönde zemin hazırlayabilir. Bu etkenlerin başında hareketsizlik gelmektedir. Çünkü besin tüketimi aynı bile kalsa hareketsizlik nedeniyle harcanan enerji azalacak ve denge kilo alma yönünde değişecektir. İş değişikliği, masa başı çalışma, spor yapmayı bırakma, hastalık nedeniyle hareketsiz kalma, ev-iş arası sürekli araba kullanma, evde devamlı yatar poziyonda dinlenme, şişmanlama nedeniyle hareket kısıtlaması vb. nedenler harcanan enerji miktarını azaltır ve kilo almamıza neden olur. Hareketsizlik dışında bazı hormon hastalıkları (troid, böbrek üstü bezi, pankreas vb.), depresyon, gebelik (hamilelik) ve/veya emzirme (lohusalık) dönemi, bazı ilaç tedavileri (kortizon, kemoterapi vb.), iştah fazlalığı gibi durumlar da şişmanlamaya neden olmaktadır. Şişmanlığa giden yolda en belirgin hatalı davranışlar şu şekilde ortaya çıkar :&lt;br /&gt;· Aşırı yemek (porsiyon fazlalığı)&lt;br /&gt;· Çok çeşitli ve fazla yemek&lt;br /&gt;· Hızlı yemek&lt;br /&gt;· Az çiğneyerek çabuk çabuk yutmak&lt;br /&gt;· Az su içmek&lt;br /&gt;· Öğün atlamak&lt;br /&gt;· Öğünlerde az yemek , abur cubur atıştırmak&lt;br /&gt;· Televizyon veya bilgisayar başında yemek&lt;br /&gt;· Davet ve iş yemeklerinde fazla yemek&lt;br /&gt;· Alkolü fazla içmek&lt;br /&gt;· Yatıncaya kadar bir şeyler yemek&lt;br /&gt;· Yüksek kalorili besinler tercih etmek (tatlılar, yağda kızartmalar vb.)&lt;br /&gt;· Et ve hamur işi ağırlıklı beslenmek&lt;br /&gt;· Sebze ve meyveyi az sıklıkta yemek&lt;br /&gt;· Hazır besinleri sık sık yemek (fast food)&lt;br /&gt;· Hareketsizlik&lt;br /&gt;· Geç uyanmak, güne geç başlamak&lt;br /&gt;Bu maddelerden birkaç tanesinin bile bir arada bulunması kilo alma yolunda kaçınılmaz bir yön çizmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;ŞİMDİ DUR DEME ZAMANI !&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diyet döneminde hedeflenen kiloya inebilmek için süreklilik ve kararlılık şarttır. Sadece kilo vermeyi istemek yeterli değildir, bunun için fedakarlıklar yapmaya ve değişime ihtiyacınız vardır. Tekrarlanan diyetler, kilo alıp vermeler kişinin kendine olan güvenini azaltabilir. Karşılaşılan zorluklar motivasyonun düşmesine ve pes etmeye neden olabilir. Zaman zaman diyet bozulsa da kilo kaybının sürekli olabilmesi için bazı yaşam tarzı değişiklikleri size yardımcı olacaktır. Bunlara işin püf noktaları da diyebiliriz. Etrafınıza baktığınızda kilo sorunu yaşamayan pek çok insanın bilinçli veya bilmeden bu davranışları sergilediğini göreceksiniz. Zayıflamaya giden yolda bize yardımcı olacak davranış önerilerini günlük hayatımıza göre şu şekilde sınıflandırabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;EVDE…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;· İşimiz olmadığı sürece sık sık mutfağa gitmemek&lt;br /&gt;· Göz önünde hazır yiyecekler bulundurmamak&lt;br /&gt;· Yüksek kalorili besinleri evde bulundurmamak (tatlılar, çikolata, şekerlemeler, cips, kuruyemişler, çekirdek, bisküvi, kek, kurabiye, börek, çörek vb.)&lt;br /&gt;· Dolapta sürekli sebze ve meyve bulundurmak&lt;br /&gt;· Vakit buldukça hafif yemekler pişirip hazır bulunmasını sağlamak&lt;br /&gt;· Salata malzemeleri bulundurmak ve salata yapmaya üşenmemek&lt;br /&gt;· Yemek tabaklarını, kaseleri küçültmek&lt;br /&gt;· Salata tabağını büyütmek&lt;br /&gt;· Tencere ve servis tabaklarını mutfağa götürmek, masada bırakmamak&lt;br /&gt;· Yemek bittikten sonra masada uzun süre oturmamak&lt;br /&gt;· Yemek yerken başka şeylerle uğraşmamak&lt;br /&gt;· Tabak büyük ise her şeyi azar azar aynı tabağa almak&lt;br /&gt;· Ekmek sepeti veya tabağına yiyeceğiniz kadar ekmek koymak&lt;br /&gt;· Yemek öncesi ve sırasında su içmek&lt;br /&gt;· Yavaş yavaş yemek&lt;br /&gt;· İştah açan renklerde örtü, tabak, bardak gibi ekipmanları kullanmamak (kırmızı, turuncu vb. sıcak renkler ve tonları)&lt;br /&gt;· İştah kapattığı düşünülen mavi renk ve tonlarında ekipmanlar kullanmak (doğada mavi besin yoktur bu nedenle iştah oluşturmaz, yabanmersini /blueberry hariç)&lt;br /&gt;· Yatmadan 2-2,5 saat önce meyve, süt veya hafif atıştırmalıklar hariç besin tüketmemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ALIŞVERİŞTE…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;· Tok karnına alışverişe çıkmak&lt;br /&gt;· Alışveriş listesi yapmak, besin ihtiyaçlarını önceden belirlemek&lt;br /&gt;· Hazır besinleri satın almamak&lt;br /&gt;· Sebze, meyve ve salata malzemesi almak&lt;br /&gt;· Etiket okuma alışkanlığı geliştirmek, aynı tür besinlerin kalorilerini kıyaslamak, düşük kalorili olanı tercih etmek&lt;br /&gt;· Gereksiz alışveriş yapmamak adına az para almak, kredi kartını evde bırakmak&lt;br /&gt;· İştahınızı arttıran besinlerin olduğu kısımları gezmemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;DAVETLER VE İŞ YEMEKLERİNDE…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;· Davetlere çok aç gitmemek, öncesinde düşük kalorili besinler yemek (çorba, süt, yoğurt, meyve, sebze, salata, kraker, ayran vb.)&lt;br /&gt;· Mönüde yer alan en sade yiyecekleri tercih etmek&lt;br /&gt;· Masada çok çeşit var ise tabağınıza azar azar alıp tadımlık şekilde yemek&lt;br /&gt;· Yemeğin yanında tabağa koyulan yüksek kalorili garnitürün (örn. patates kızartması) yerine salata koyulmasını istemek&lt;br /&gt;· Salatanıza kendiniz az miktarda yağ koyabilmek için yağsız ve sossuz istemek&lt;br /&gt;· Israrla teklif edilen yüksek kalorili yiyecekleri reddetmek&lt;br /&gt;· Fazla alkol almamak, sadece eşlik edecek şekilde içmek, ısrar durumunda çok zorda kalırsanız antibiyotik/ilaç aldığınızı söylemek&lt;br /&gt;· Akşam gideceğiniz bir davette fazla yiyeceğinizi düşünüyorsanız sabah düşük kalorili besinler yemek (örn. sebze, salata vb.)&lt;br /&gt;· Davet sonrası ertesi gün düşük kalorili beslenmek veya spor yapmak&lt;br /&gt;· Dar bir elbise giymek&lt;br /&gt;· Yemek odaklı düşünmemek&lt;br /&gt;· İş yemeklerini mümkünse öğle vaktinde organize etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;İŞTE…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;· Güne kahvaltısız kesinlikle başlamamak. En azından evden çıkmadan önce 1 bardak süt içmek veya ufak bir sandviç hazırlamak.&lt;br /&gt;· Öğlen yemeği saatiniz iş yoğunluğu nedeniyle kaçacak ise ara öğün tüketmek. Ara öğün olarak taze veya kuru meyve, tost, ayran, yoğurt, meyveli yoğurt , galeta veya diyet bisküvi türlerini tercih etmek.&lt;br /&gt;· Ara öğününüzde tüketeceğiniz besinleri her gün evden getirmek veya en dayanıklı olanları çekmecenizde saklamak(kuru kayısı, erik, kutu süt, diyet bisküvi, galeta vb).&lt;br /&gt;· Öğle yemeğinde ana yemeğin yanında garnitür olarak verilen kızarmış patates, püre, pilav, makarna, börek vb. besinlerin yarısını yemek. Mönünüzde varsa mutlaka çorba, zeytinyağlı sebze, salata, yoğurt vb. yardımcı yiyecekleri tüketmek.&lt;br /&gt;· Masanızda sürahi veya su şişesi bulundurmak ve küçük bardaklarla sık sık içmek. Çay ve kahvenin dışında toplamda 6-8 bardak su içmek.&lt;br /&gt;· Çekmecelerinizde bisküvi, kek, kurabiye, tatlı, kraker, cips, çikolata bulundurmamak.&lt;br /&gt;· Toplantı ortamına müdahale etme imkanınız varsa ikram olarak taze veya kuru meyve, diyet bisküvi, galeta, tuzlu kurabiye önerisinde bulunmak.&lt;br /&gt;· Çay ve kahve tüketimini sınırlamak. Yoğunluğunu azaltmak. Bunlarla beraber tükettiğiniz şeker miktarını azaltmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;HAREKET İÇİN…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;· Kısa mesafelerde taşıt yerine yürümeyi tercih etmek&lt;br /&gt;· Bayanlar için topuklu ayakkabı giyildiyse yedekte yürüyüşe uygun ayakkabı bulundurmak&lt;br /&gt;· Asansör yerine merdiven kullanmak&lt;br /&gt;· Tempolu yürümek&lt;br /&gt;· Üşenmemek, sürekli hareket etmeye hazır olmak&lt;br /&gt;· Uzun süren yürüyüşler yapmak, uzun mesafe yürümek&lt;br /&gt;· Bir durak önce inip eve-işe yürümek&lt;br /&gt;· Sabah erken kalkmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Hazırlayan&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;http://www.kendinizeiyibakin.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-2985821154208905879?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/2985821154208905879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=2985821154208905879' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/2985821154208905879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/2985821154208905879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2009/07/neden-sismanliyoruzzayiflamanin-puf.html' title='NEDEN ŞİŞMANLIYORUZ?ZAYIFLAMANIN PÜF NOKTALARI NELERDİR?'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SldYDd1ZcvI/AAAAAAAAACw/rnpYM-DaPKs/s72-c/4.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-3082862295621005285</id><published>2009-01-07T01:22:00.000-08:00</published><updated>2009-02-13T01:38:14.121-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='omega3 yağ asidi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HDL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp damar sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LDL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='omega 3'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık mevsimi'/><title type='text'>NE SIKLIKTA BALIK YİYORSUNUZ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR1xnUwcNI/AAAAAAAAAAo/iOGuKSpICZs/s1600-h/balÄ±k3.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288481357669888210" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 162px; CURSOR: hand; HEIGHT: 97px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR1xnUwcNI/AAAAAAAAAAo/iOGuKSpICZs/s320/bal%C4%B1k3.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Balıkta vücudumuz için son derece gerekli ve faydalı olan &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;omega-3&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; cinsi yağ asidi olduğunu biliyor musunuz? Tam da balık mevsimindeyken sofralarımızda daha sık yer vermemiz için ufak bir hatırlatma yapmak istedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Omega-3&lt;/strong&gt; kalp ve damar sağlığı açısından çok önemlidir. Kanı sulandırıp damar tıkanıklığı riskini azaltır. İyi kolesterolü(HDL) arttırıp kötü kolesterolün(LDL) vücudumuza zarar vermesini engeller. Bağışıklık sistemini desteklediği için hastalıklara karşı direncimizi yüksek tutar. Özellikle çocukların zeka gelişiminde balık çok önemlidir. Hamilelikte de bebeğin beyin gelişimi açısından düzenli tüketilmesi gerekir. Kilo kaybetmek isteyenler için iyi bir haber olarak yapılan araştırma sonuçlarına göre balık tüketen kişiler omega-3 sayesinde daha kolay yağ yakmaktadır ve kilo dengesini korumaktadır. Diğer bir çarpıcı gerçekse vücutta omega-3 depolarımızın azalması ve besin yoluyla alınmaması sonucu değişen yağ asidi dengeleri bizi depresyona kadar sürükleyebilir. Ayrıca diğer et türlerine göre su oranı yüksek olan balık etinin kalorisi de düşüktür. Tabiî ki siz onu una bulayıp yağda kızartmadığınız sürece&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balık sevmeyenler ve hiç yiyemeyenler için zaman zaman omega-3 içerikli besin destekleri kullanmak gerekli ve faydalı olacaktır. Diğer omega-3 kaynaklarını tüketmek de bir çözümdür ancak özellikle yağlı tohumların(ceviz, fındık, badem, keten tohumu, ayçekirdeği, kabak çekirdeği) omega-3 den zengin olması ve bu besinlerin fazla yenmesi kilo almamıza neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En azından haftada 1 kez olmak üzere 2-3 e kadar çıkartabileceğimiz balık tüketim sıklığımızı yeniden gözden geçirmenin tam zamanı, ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlığınıza…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Diyetisyen Serap Orak Tufan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-3082862295621005285?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/3082862295621005285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=3082862295621005285' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/3082862295621005285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/3082862295621005285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2009/01/ne-siklikta-balik-yiyorsunuz.html' title='NE SIKLIKTA BALIK YİYORSUNUZ?'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR1xnUwcNI/AAAAAAAAAAo/iOGuKSpICZs/s72-c/bal%C4%B1k3.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-1065401461982376343</id><published>2009-01-07T01:17:00.000-08:00</published><updated>2009-02-13T01:38:52.759-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni yıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılbaşı gecesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılbaşı beslenmesi'/><title type='text'>YILBAŞI GECESİ NASIL BESLENMELİYİZ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR5m8ue0xI/AAAAAAAAAA4/yu-s1GbZyDQ/s1600-h/yÄ±lbaÅÄ±+yemeÄi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288485572482880274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 212px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR5m8ue0xI/AAAAAAAAAA4/yu-s1GbZyDQ/s320/y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1+yeme%C4%9Fi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Nihayet bir yıl boyunca beklediğimiz gün geldi! Yılbaşı akşamı bazı insanlar için eğlence odaklı düşünülen anlamlı bir kutlama tarihidir. Ancak pek çoğumuz için de bir takım kararlar almak, yaşam tarzımızda değişiklik yapmak, yeni bir şeylere başlamak ve kendimizi yenilemek için hoş bir başlangıç tarihidir. Bu motivasyonla yola çıkmak gerçekten etkili bir çözümdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar anlam yüklediğimiz bir geceyi mutlu hatırlamak ve tadında kutlamak için alacağımız önlemler arasında en önemlisi beslenmedir. Çünkü tam bir kutlama havasında geçen bu gecede yemeklerin, mezelerin ve alkolün dozu malesef fazlasıyla kaçmaktadır. Ertesi gün tüm bunların vücutta yarattığı baş ağrısı, ağırlık ve yorgunluğu düşünürsek yeni karalarımızı uygulamak için ihtiyacımız olan enerjiyi ve morali nasıl bulabiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle yılbaşından bir hafta önce kontrollü beslenerek depolarımızı boşaltabilir ve vücudu hazırlayabiliriz. Zaten pek çok kadın yılbaşı gecesi daha ince ve güzel görünmek ve istediği elbiseyle daha şık olmak için bu taktiği uygular. Vücutta birikmiş olan ödem atılarak gerçekten de daha ince görülebilirsiniz. Diyetisyeninizin hazırlayacağı bir detoks beslenme listesi ile ödeminizden çok rahat kurtulabilirsiniz. Bir uzmana danışmadan asla arkadaşlarınızdan duyduğunuz diüretik (vücuttan su atmaya yardımcı) ilaçlardan kullanmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı akşamı nasıl olsa fazla yemek yeneceği fikri ile gündüz hiçbir şey yememek en büyük yanlışlardan biridir. Çünkü akşama kadar çok fazla acıkacağınız için kontrolsüz bir şekilde yersiniz ve vücudu da depolama eğilimine sokarsınız. Aç kalan bir vücut aldığı besinleri yakmak yerine bir sonraki açlıkta kullanmak üzere depolamak ister. Bu nedenle güne kahvaltıyla başlamak çok önemlidir. Hafif bir öğle yemeği ve ara öğünlerle akşama hazırlık yapılabilir. Aralarda meyve tercih edilebilir. Öğle yemeğinde çorba, hafif bir sebze yemeği, yoğurt ve çok az pilav/makarna veya 1-2 dilim ekmek tercih edilebilir. Bisküvi, kurabiye, poaça tarzı atıştırmalardan uzak kalın çünkü sizi daha çok acıktıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yılbaşı geleneği olarak menülerde hindi olması çok büyük bir avantajdır. Çünkü hindinin kolesterolü çok düşüktür. Kırmızı ete göre sindirim kolaylığı sağlar. Bu sebeplerle hindi tercih edilmesi faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı gecesi evde ya da dışarıda olmanız çok fark etmeyecektir çünkü eğer çok fazla çeşit besin varsa illa ki tüketim de fazla olacaktır. Evde yiyecek hazırlayanlar için çeşitin az tutulması, bundan ziyade sunum şıklığına önem verilmesi ufak bir tüyo olabilir. Örneğin şık kaselerde servis edilen bir salataya kimse hayır diyemez. Salata tüketimi tokluk oluşturacağı için besin tüketimini de baskılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla besin tüketiminin hele de hızlı ve büyük lokmalar halinde yenildiyse tansiyonu arttırması ve kalbi sıkıştırarak zorlaması mümkündür. Yılbaşı gecesi acil servislerde halk diliyle “mide fesatı” denilen sindirim sorununu yaşayan ve midesi yıkanan çokça hastaya rastlayabilirsiniz. Yavaş yavaş ve azar azar yemek gerçekten çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yağlı ve kızartma türü besinleri tüketmekten kaçınınız. Hazırlanan mezelerden tabağınıza birer kaşık alıp porsiyonu yinelemezseniz hem tadımlık hem de doyumluk bir keyif yaşarsınız. Ordövr tabağında yer alan şarküteri ürünlerinin yarısını veya üçte birini yiyiniz. Çünkü peynir, salam, pastırma, mayonezli mezeler vb. yüksek kalorilidir. Ayrıca beraberinde fazla ekmek tüketimine de neden olabilir. Ana yemeğinizin yanında pilav/makarna/püre/erişte/börek vb. bir karbonhidratlı besin varsa ekmek yemeyiniz. Tabağınıza konulan porsiyonun da tamamını bitirmemeye çalışınız. Mümkünse zeytinyağlı sebze yemeklerine ve salataya öncelik veriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı akşamı en önemli konulardan biri de alkol tüketimidir. Bir kutlama akşamı olduğu için ve yemek masasında uzun kalındığı için alkol de yemek kadar fazla tüketilmektedir. Hem yemek hem alkol kaçtığında kalori çok artacaktır ve yılbaşı gecesi sonrası baş ağrısı, yorgunluk, mide ağrıları, bulantı, kusma, ağırlık hissi de ortaya çıkacaktır. Alkol alırken rakı, votka, viski gibi yüksek alkollü olanların yerine şarap, şampanya veya bira gibi düşük alkollü türler tercih edilebilir. Kadınlar için en fazla 2 kadeh erkekler için de en fazla 3 kadeh gibi bir sınırlama faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su tüketimi hem yılbaşı akşamı hem de ertesi gün için mutlaka arttırılmalıdır. Yılbaşı akşamı sofrada ara ara, yudum yudum su içmek hem tokluk hissini arttırır hem de sindirim kolaylığı sağlar. Midenin çalışmasına ve yorulmamasına yardımcı olur. Bir diğer önemli konuda yılbaşı gecesi tüketilen alkolün vücutta yaratacağı etkiyi azaltmaktır. Alkol vücuttan fazlasıyla su atılmasına neden olur. Atılan suyu yenisiyle yerine koymazsak susuz kalan vücut daha kolay yağlanır ve toksin birikir. Bu nedenle yılbaşı gecesinin ertesinde bol bol su içmek gerekir. Bitki çayları, özellikle meyve çayları ve taze sıkılmış portakal/havuç suyu gibi içeceklerle desteklemek de iyi gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı gecesi sonrası beslenmenize ekleyeceğiniz meyve, sebze, salata desteği ile yapacağınız birkaç günlük detoks uygulaması hem vücudunuza iyi gelecektir hem de yeni yılda yapmak istediklerinizi size hatırlatacak bir kür olacaktır. Yılbaşı ertesinde aldığınız fazla kaloriyi yakmak için açık havada yapacağınız 1-1,5 saatlik bir yürüyüş de çok iyi olur. Hem oksijenlenmiş hem de kalori yakmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yılda yapmak istedikleriniz için enerjiniz tam, sağlığınız yerinde olsun. Kendinize iyi bakın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Diyetisyen Serap Orak Tufan&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Bu yazı &lt;strong&gt;Eve Dergisi Aralık 2008&lt;/strong&gt; sayısında yayınlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-1065401461982376343?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/1065401461982376343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=1065401461982376343' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/1065401461982376343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/1065401461982376343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2009/01/yilbai-gecesi-nasil-beslenmeliyiz.html' title='YILBAŞI GECESİ NASIL BESLENMELİYİZ?'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR5m8ue0xI/AAAAAAAAAA4/yu-s1GbZyDQ/s72-c/y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1+yeme%C4%9Fi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-5979766648817231458</id><published>2009-01-07T01:08:00.000-08:00</published><updated>2009-02-13T01:39:30.438-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mineral eksikliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iyot'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk beslenmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme yetersizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vitamin eksikliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='demir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='D vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='B2 vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='B1 vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='C vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A vitamini'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne sütü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalsiyum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Niasin'/><title type='text'>ÇOCUK BESLENMESİNDEKİ YETERSİZLİKLER</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR7bsakPjI/AAAAAAAAABA/vBljH_g9cRs/s1600-h/Ã§ay+iÃ§en+Ã§ocuklar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288487578149076530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 155px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR7bsakPjI/AAAAAAAAABA/vBljH_g9cRs/s320/%C3%A7ay+i%C3%A7en+%C3%A7ocuklar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir çocuğun hayata gelmeden önce ilk beslenmesi anne karnında başlar. Annenin gebelik öncesindeki beslenme alışkanlıkları, kalsiyum, demir vb. depolarının durumu, gebeliği boyunca sürdürdüğü beslenme şekli bebeğin sağlık durumunda en önemli belirleyicilerdir. Sağlıklı bir gebelik geçiren anne sağlıklı bir çocuk dünyaya getirir. Sağlıklı doğan bir bebek de yeterli ve dengeli beslenirse, iyi bir bakım ile büyürse sağlıklı bir çocuk olarak büyümesine devam eder. Çocuğun doğumdan sonra karşılaşabileceği ciddi sağlık riskleri annenin gebeliği boyunca kendine özen göstermesiyle ortadan kalkacaktır. Örneğin annenin gebelikte iyot yetmezliği yaşaması bebeğin cüce (dwarfism), sağır/dilsiz veya zihinsel özürlü doğmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü alamayan bir bebek eğer anne sütü muadili mamalarla yeterince beslenmezse, ek besinlere geçme döneminde bu çeşitlilik sağlanmazsa büyüme gelişmesi kendi yaş grubuna göre geri kalabilir. Çeşitli vitamin-mineral yetmezliği hastalıkları ve büyüme gelişme sorunları yaşayabilir. Anne sütü alamayan çocuğun yaşayacağı en önemli sorunlardan biri de bağışıklık sisteminin güçlü olmamasıdır. Çünkü anne sütünde bebeğin bağışıklık sisteminin güçlü kalması için gerekli içerik vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetersiz beslenmenin ortaya çıkmasındaki nedenler toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Ancak en önemlileri annenin eğitim ve bilinç düzeyi ile ekonomik koşullarının yeterlilik durumudur. Anne ekonomik açıdan yeterli olsa bile eğer beslenme bilinci yoksa şartlarını elverişli kullanamayabilir. Bir diğer konu da çocuğun büyüdüğü coğrafi çevre ve toplumun yeme alışkanlıklarıdır. Örneğin dağlık, denizden uzak bir bölgede yetişen bir çocuk balık tüketimi yeterince olamayacağından yeme alışkanlığı ve damak tadı bu yönde gelişmeyebilir. Veya vejeteryan beslenme taraftarı olan bir anne çocuğuna da bu yönde bir beslenme şekli uygularsa yetersizlikler ortaya çıkabilir. Çocuklarda yetersiz beslenme beraberinde büyüme gelişme geriliği ve vitamin-mineral yetmezliği hastalıklarını getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her çocuk ailesinden gelen genetik özelliklere bağlı olarak büyüme gelişme açısından farklılık gösterebilir. Önemli olan duraksama veya gerilemenin olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir. Boy uzunluğu, kilosu, baş ve göğüs çevresi, vücut bölümlerinin birbirine oranı, diş çıkma-değiştirme zamanı, kemiklerinin gelişimi, beyin ve sinir siteminin gelişimi, cinsel gelişimi ve zeka testlerindeki puanı bir çocuğun sağlık durumunun değerlendirilmesinde önemli belirleyicilerdir. Bunlar düzenli aralıklarla takip edilmeli, ölçülmeli ve doğru değerlendirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuğun yetersiz beslenmesi onun düşük ağırlıklı olmasına neden olabilir. Bununla beraber aşırı beslenme de şişmanlık oluşumunda etkilidir. Ekonomik koşulların iyi oluşu, alım gücünün fazlalığı, hazır besinlere yöneliş, aşırı beslenme ve hareketsiz şişmanlamada rol alabileceği gibi düşük alım gücü ve düşük ekonomik koşullar da şişmanlamanın bir diğer nedenidir. Çünkü yetersiz-dengesiz tüketim ve yüksek karbonhidratlı beslenmeye bağlı olarak (ekmek, hamur işi, patates vb.) şişmanlama ortaya çıkmaktadır. Çocukluk çağında besin yetersizliğine bağlı olarak yaşanabilecek sağlık sorunları şu şekildedir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Et, süt, yumurta gibi proteinli besinlerin yetersizliği büyüme gelişme geriliğine ve zeka puanında düşüklüğe neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;A vitamini&lt;/span&gt; yetersizliği büyümede gerilik, gece körlüğü, gözlerde iltihaplanma, deride kuruma pullanma, dişlerde şekil bozuklukları oluşturabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;D vitamini&lt;/span&gt; yetersizliği çocuklarda Raşitizm denilen bir tabloya neden olur. Kemik gelişimi bozulur, bıngıldak geç kapanır, alın genişler ve öne çıkar, bacaklar içe veya dışa kıvrılır, karın öne çıkar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;C vitamini&lt;/span&gt; yetersizliği diş eti kanamaları, eklemlerde şişme ve kemiklerde kırılma ile belirginleşen Skobüt hastalına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;B1 vitamini&lt;/span&gt; yetersizliğinde bir sinir sistemi hastalığı olan Beriberi ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;B2 vitamini&lt;/span&gt; yetersizliğinde dudak, burun ve göz kenarlarında yaralar oluşur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Niasin&lt;/span&gt; yetersizliğinde sinir ve sindirim sistemi bozuklukları ve deride yaralarla belirginleşen Pellegra hastalığı oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mineraller arasında en önemlileri de Kalsiyum, Demir ve İyot’tur. Bunlar yeterli alındığında diğer minerallerin yetersizliği ortaya çıkmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Kalsiyum&lt;/span&gt; yetersizliğinde büyüme geriliği, boy kısalığı, Raşitzm hastalığı oluşur. Kemik gelişimi sağlanamaz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Demir&lt;/span&gt; yetersizliğinde kansızlık(anemi) ortaya çıkar, büyüme geriliği, okul başarısında, algılamada, odaklanmada düşüş yaşanır. Yorgunluk, halsizlik ve hastalıklara karşı dirençsizlik ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;İyot&lt;/span&gt; yetersizliğinde büyüme geriliği, cücelik, guatr, zihin geriliği, algılamada ve okul başarısında düşüşe neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitamin yetersizliklerinin yanı sıra aşırı alımı da sağlığa çok zararlıdır. Hatta ölümcül riskler taşımaktadır. Özellikle A ve D vitamini gibi yağda eriyen bu nedenle vücutta depolanabilen vitaminlerin takviyelerini kullanırken mutlaka doktora danışılmalıdır. Yoksa toksik doza ulaşabilir. Aşırı alınan vitamin veya mineral tüketimi normale indirilirse şikayetler azalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu yetersizlikler doğru beslenme alışkanlıklarının olmadığı her grupta görülebilir. Ancak tabi ki düşük sosyo-ekonomik sınıflarda belirgin olarak gözlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı devam edebilmesi için beslenmesi çok önemlidir. Bunun için her besin grubundan yeterli ve dengeli olarak yiyecek tüketilmesi gerekir. Sevmediği ve yemediği besinler sevebileceği şekillere sokularak sunulmalıdır. Örnek olması ve özenmesi bakımından beraber tüketmek de alışkanlık kazanması için faydalı bir yoldur. Çocuğuna balık yemesini öğütleyen ama kendi yemeyen bir anne inandırıcı olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun büyüme ve gelişimi için öncelikli olarak tüketmesi gereken besinler kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi protein, vitamin ve mineral içeriği yüksek besinlerdir. Beyin ve sinir sistemi gelişimi için de fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumları, tereyağı, zeytinyağı, ayçiçeği/mısırözü yağlarının hepsini dengeli olarak tüketmelidir. Tüm kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya), tüm sebze ve meyveler, ekmek, pirinç, makarna, bulgur gibi karbonhidrat kaynakları da her gün mutlaka beslenmesinde yer alması gereken diğer besinlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yaşamsal faaliyetler açısından su tüketimi de yetersiz kalmamalıdır. Öğün saatleri düzenli olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluk çağı uzun ve her döneminde birbirinden çok farklı gelişimlerin görüldüğü bir çağdır. Dönemlere göre ihtiyaçlar değişebileceği için bu besinlerin tüketim miktarlarında da farklılıklar olmalıdır. Bir diyetisyene danışarak uygun bir beslenme programı sürdürülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz besin çeşitliliği bakımından geniş bir yelpazeye sahiptir. Geleneksel mutfağımızda her besinden faydalanılarak yapılan örüntüsü sağlıklı yiyecekler bulunmaktadır. Her mevsim farklı sebze ve meyvelerin taze olarak tüketimi mümkündür. Dört mevsimin yaşandığı, etrafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen çocuk ve toplum sağlığında bu yetersizlikler yaşanıyorsa mutlaka derinlemesine bir araştırma yapılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelir dağılımındaki uçurumlar besin alımlarında çok büyük farklılıklar ortaya çıkarmaktadır. Eldeki imkanların en verimli şekilde kullanılması için yapılacak eğitim programları ile toplum bilinci arttırılarak beslenme alanında da iyileşme sağlanması mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme yetersizlikleri buzdağının görünen yüzüdür. Bu yetersizliklerin sebebi sadece ekonomik sorunlar değildir. Sağlık hizmetleri ve eğitim-öğretim politikalarının yetersizlikleri de bunlara neden olmaktadır. Devletin bu hizmetlerini iyileştirerek ülkemizin en uç noktalarına kadar sunması ve bu alanlarda çalışan profesyonellerin de gönüllü olarak sosyal projelerde yer alması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Hazırlayan: Diyetisyen Serap Orak Tufan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.tavsiyeediyorum.com/diyetisyen_11995_serap_oraktufan.htm"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;www.tavsiyeediyorum.com/diyetisyen_11995_serap_oraktufan.htm&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-5979766648817231458?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/5979766648817231458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=5979766648817231458' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5979766648817231458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5979766648817231458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2009/01/ocuk-beslenmesindeki-yetersizlikler.html' title='ÇOCUK BESLENMESİNDEKİ YETERSİZLİKLER'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR7bsakPjI/AAAAAAAAABA/vBljH_g9cRs/s72-c/%C3%A7ay+i%C3%A7en+%C3%A7ocuklar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-5840744798642957312</id><published>2009-01-07T00:49:00.000-08:00</published><updated>2009-01-07T02:10:05.042-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamile diyeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kış mevsimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kış hamileliği'/><title type='text'>KIŞ HAMİLELİĞİNDE NASIL BESLENMELİYİZ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR_VC861KI/AAAAAAAAABI/bFKxbVK-IGQ/s1600-h/hamile+1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288491861986170018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 134px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR_VC861KI/AAAAAAAAABI/bFKxbVK-IGQ/s200/hamile+1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Günümüz kadınının hayatında 1 veya en fazla 2 kez yaşadığı bir durum olarak hamilelik, artık daha da önem verilen bir dönem haline gelmiştir. Hamileliklerin büyük kısmı planlı olduğu için anne adayları artık daha bilinçli bir yaklaşımla hareket etmektedir. Bebeğin sağlığı için anne adayları sigara-alkol gibi alışkanlıklarını azaltıp/çıkartıp besin desteklerine başlamaktadır. Hatta hamile kalma planı olan kadınlar son derece doğru düşünerek hamilelik öncesi varsa fazla kilolarını vererek hazırlık yapmaktadır. Bu kadar özel bir durumda tabi ki beslenme de başlı başına ele alınması gereken önemli bir konudur. Hamilelik döneminde vücuttaki hormonlar tamamen değişmekte ve bu farklılaşmayla beraber her kadında farklı beslenme davranışları ortaya çıkabilmektedir. Kış mevsimi çoğumuz için yaşanması zor bir mevsim iken özellikle hamile kadınlar için daha da zor geçebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik süresince bebeğin büyüme ve gelişiminin sağlıklı olabilmesi için annenin beslenmesine ve sağlığına özen göstermesi gerekmektedir. Kış mevsiminde soğuk algınlıkları, nezle, grip, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi bulaşıcı hastalıklar artarken yağmurda veya karda ıslak veya karlı zemin nedeniyle düşme tehlikeleri de artmaktadır. Hamilelerin bunlara çok dikkat etmesi gereklidir. Kış dönemi kapalı mekanlarda geçirilen bir mevsim olduğu için daha hareketsiz yaşanmaktadır. Bu nedenle kalori alımı da kontrol altında tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreçte yapılması gerekenleri veya kaçınılması gerekenleri hamilelikte ortaya çıkabilen koşullarla ve buna yönelik çözümlerle açıklayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Soğuk hava nedeniyle su içme konusunda isteksizlik olacağından su tüketiminde azalma olur. Vücut suyunu dengede tutabilmek için ortalama 2 litre su içilmelidir. Sıvı alımı arttırılmalıdır(şekersiz komposto, süt, limonata, taze ve doğal meyve suları, ayran). Soğuk nedeniyle sıcak içecek içme isteğinde artış olacaktır ancak bu durumda karışık bitki çayları tercih edilmemelidir. Bazı bitki çayları hamilelikte düşük riskini arttırabilir. Aralarda sıcak süt içilerek hem kalsiyum alımı arttırılmış hem de sıcak içecek içme hissi giderilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Eğer kan basıncınız(tansiyon) düşükse ayran ve mineralli suları tercih etmelisiniz. Kan basıncınız yüksekse tuz alımını kısıtlamalısınız. Maden suyu içmemelisiniz. Tuzlu ve salamura besinleri tüketmemelisiniz(aşırı tuzlu zeytin, peynir, turşu, tuzlu kuruyemişler, salamura ve tütsülenmiş etler, soya sosu, cipsler vb.). Ödem riskiniz varsa yine aynı şekilde tuz kısıtlamasına gitmelisiniz. Kışın turşu yeme alışkanlığı ön plana çıkmaktadır buna dikkat edilmelidir. Ödeminizi arttıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Hijyenik olmayan koşullar nedeniyle besinlerde mikroorganizma üremesi kolaylaştığı için dışarıda olan besin tüketiminize dikkat etmelisiniz. İyi pişmiş yemekleri tercih etmeli, az pişmiş veya çiğ etli yemekler yememelisiniz(çiğ köfte, suşi, az pişmiş etler). Kolay bozulabilen tavuk, balık ve barbunya fasulyeyi dışarıda yememeye özen göstermelisiniz. İyi yıkanmama olasılığını göz önünde bulundurarak ev dışında çiğ salata ve sebze yememelisiniz. Soslu, mayonezli, kremalı besinlerden uzak durmalısınız. Hijyenine güvendiğiniz restoranları tercih etmeli, açıkta satılan, pişmiş, beklemiş besinleri yememelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Kış sebze ve meyvelerini düzenli ve dengeli tüketmelisiniz. Özellikle C vitamini yönünden zengin turunçgilleri(portakal, mandalina, greyfurt, limon), kiviyi ve narı ara öğünlerinizden ihmal etmemelisiniz. Bu şekilde bağışıklık sisteminizi destekleyerek bulaşıcı hastalıklara karşı savunma gücünüzü arttırabilirsiniz. Görünüm, sunum ve tat açısından daha da keyifli bir hale getirmek isterseniz meyvelerinizi Meyveli Kış Salatası şeklinde hazırlayabilirsiniz. Elma, armut, muz ve kiviyi küp küp ufak parçalar halinde doğrayınız. İçine portakal/mandalina dilimleri ve nar taneleri ekleyerek karıştırınız. Bu şekilde yiyebileceğiniz gibi dilerseniz 1 kase yoğurt ile karıştırıp meyveli yoğurt da yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Folik asit depolarının gebelik öncesinde dolu olması ve hamilelik sırasında da yeterli alınması gereklidir. Folik asit eksikliğinin bebekte nöral tüp defekti denilen bir beyin hasarına yol açtığı bilinmektedir. Kış mevsiminde ıspanak ve portakal gibi folik asitten oldukça zengin 2 önemli besinin sürekli bulunması ve tüketilmesi bir avantajdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Bulantınız fazlaysa sıvı alımınızı azaltmalısınız. Katı besinleri azar azar sık sık yemeli, kusma varsa mineral dengenizi sağlamak amacıyla tuzlu krakerler tercih etmelisiniz. Aşırı kusma ve besin tüketememe durumunda mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Hamilelikte yaşanan gaz problemini arttırmamak için kış sebzelerinden pırasa, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, brokoli gibi çeşitleri haşlayıp suyunu süzerek yeniden pişirmelisiniz. Gaz yapıcı öğelerinden bu şekilde arındırmış olursunuz. Bu sebzeler kükürt yönünden zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirerek direncinizi arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Hamilelerin tüm bu süreçte alması gereken yiyeceklerin başında süt ve süt ürünleri gelmektedir. Bebek gelişimi için annenin depolarını kullandığından bir sorun yaşamaz. Ancak annenin depoları da yetersizse bebek ve annenin ilerde yaşayabileceği kemik ve diş hastalıkları riski yüzünden bu besinleri düzenli tüketmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Bazı gebelik hormonları kabızlığa neden olur. Özellikle de kışın daha hareketsiz olduğumuz için bu durum desteklenir. Kabızlığı çözmek için günlük su tüketimi 2 litrenin altına düşmemelidir. Her öğünde pişmiş sebze yemeği ve çiğ salata tüketimi olmalıdır. Öğün aralarında çiğ meyve tüketimi, bazı meyvelerin kompostosu veya hoşafı tercih edilmelidir. Özellikle kuru kayısı, kuru erik, kuru incir ve armut kabızlığı önlemekte çok yardımcıdır. Portakal, mandalina, greyfurt, gibi meyvelerin suyunu içmektense posasıyla beraber yemek daha faydalıdır. Bunun dışında kurubaklagil yemek, tam tahıllı ekmekleri tercih etmek, bulgur, yulaf ezmesi gibi posalı besinleri tüketmek de gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Kış mevsiminde çeşitlenen ve yağ oranının artmasıyla lezzetlenen balık, ızgara veya fırında pişirilerek haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Balıktaki fosfor ve omega-3 cinsi yağ asidi bebeğin beyin gelişimi açısından çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Kışın hareketsizlik nedeniyle kolay kilo alma eğilimi ortaya çıkmaktadır. Özellikle hamilelik nedeniyle yaşanan iştah atakları durumu zorlaştırabilir. Yüksek kalorili besinler, tatlılar, hamur işleri vb. yiyeceklerden kaçınılmalı, nadiren yemeli ve küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Hamilelikte ortaya çıkan ek kalori gereksinimi fazladan süt, yoğurt ve meyve tüketimiyle sağlanabilir. Hamile kadının sıklıkla tatlı veya fazla besin yemeye ihtiyacı yoktur. Tatlı konusunda aşırı duyulan istek armut, ayva, kabak tatlısı veya sütlü tatlı gibi hafif tercihlerle zararsız hale getirilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø Sebze ve meyvelerin üretilmesinde kontrolsüz ve fazla kullanılan hormon ve tarım ilacı riskini azaltmak için kış sebzelerini(lahana, pırasa, karnabahar, kereviz, brokoli vb.) ve meyvelerini (portakal, mandalina, greyfurt, nar, kivi, elma, ayva vb.)tercih etmelisiniz. Besinleri iyi yıkayarak tüketmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydıklarımızın dışında hamile kadının ve bebeğin sağlığı açısından yeterli ve dengeli besin tüketimi çok önemlidir. Bunun için diyetisyeniniz tarafından hazırlanan, hamilelik ayınıza ve kilonuza uygun beslenme planınızı mutlaka takip ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;HAMİLELİKLE UYUMLU ÖRNEK BESLENME PLANI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;SABAH:&lt;/span&gt; 1 su bardağı süt(şekersiz, kalsiyumdan zenginleştirilmiş)&lt;br /&gt;1 adet haşlanmış yumurta veya 1 dilim kaşar peyniri&lt;br /&gt;1 dilim beyaz peynir&lt;br /&gt;5 adet zeytin veya 2 adet bütün ceviz&lt;br /&gt;Mevsiminde kurutulmuş domates , maydonoz, yeşil biber&lt;br /&gt;2 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ARA:&lt;/span&gt; 1 porsiyon meyve(2 adet mandalina)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ÖĞLE:&lt;/span&gt; 1 kase çorba&lt;br /&gt;3 köfte kadar ızgara/haşlama/fırında pişmiş kırmızı et veya tavuk veya balık&lt;br /&gt;3-4 yemek kaşığı pilav(tercihen bulgur) veya makarna veya 1 porsiyon kurubaklagil yemeği&lt;br /&gt;1 su bardağı yoğurt veya 1 kase cacık&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş bir kase salata (yeşil yapraklı, domates, salatalık, havuç vb.)&lt;br /&gt;1 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ARA:&lt;/span&gt; 1 porsiyon meyve (1 adet armut veya portakal)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ARA:&lt;/span&gt; 2 adet kepekli galeta + 1 su bardağı süt veya yoğurt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;AKŞAM:&lt;/span&gt; 1 kase çorba&lt;br /&gt;5-6 yemek kaşığı sebze yemeği(etli veya kıymalı olabilir)&lt;br /&gt;3-4 yemek kaşığı pilav(tercihen bulgur) veya makarna veya 1 porsiyon kurubaklagil yemeği&lt;br /&gt;1 su bardağı yoğurt veya 1 kase cacık&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş bir kase salata (yeşil yapraklı, domates, salatalık, havuç vb.)&lt;br /&gt;1 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ARA:&lt;/span&gt; 1-2 porsiyon meyve(1 adet nar veya elma)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;YATARKEN:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;1 su bardağı süt(şekersiz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;Hamilelikte aylara ve kişinin kilosuna göre besin tüketimi ayarlanmalıdır. Bu liste örnek oluşturması bakımından verilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-5840744798642957312?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/5840744798642957312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=5840744798642957312' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5840744798642957312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/5840744798642957312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2009/01/ki-hamileliinde-nasil-beslenmeliyiz.html' title='KIŞ HAMİLELİĞİNDE NASIL BESLENMELİYİZ?'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWR_VC861KI/AAAAAAAAABI/bFKxbVK-IGQ/s72-c/hamile+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-7065073599379043884</id><published>2008-08-26T02:13:00.000-07:00</published><updated>2009-02-13T01:44:05.679-08:00</updated><title type='text'>KANSERE KARŞI BESLENMEDE 12 TEMEL ADIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSBXuPoLDI/AAAAAAAAABQ/rskO1IBrWK0/s1600-h/sebzeler.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288494106990357554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSBXuPoLDI/AAAAAAAAABQ/rskO1IBrWK0/s320/sebzeler.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;1.adım:&lt;br /&gt;Yağı azaltın.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Günlük yağ tüketimi diyetinizin toplam kalorisinin %20-30’u arasında olmalıdır. Doymuş yağdan(tereyağı, margarinler, işlenmiş yağlar) kaçınarak büyük oranda doymamış yağ(zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, fındık yağı, soya yağı, kanola yağı) tüketmeye çalışınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;2.adım:&lt;br /&gt;Her gün 5 ya da daha fazla porsiyon sebze ve meyve yiyin.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Her gün değişik meyve ve sebzelerden 5 veya daha fazla porsiyonda tüketmeye çalışınız. Çeşitlilikten emin olmak için gruplandırmadan yararlanınız.&lt;br /&gt;· Narenciye ürünleri(portakal, mandalina, limon, greyfurt vb.)&lt;br /&gt;· Minik taneli, kırmızı renkli meyveler(siyah üzüm, karadut, böğürtlen, çilek, kırmızı erik, kiraz, vişne, karpuz vb.)&lt;br /&gt;· Sarı ve turuncu renkli meyveler(kayısı, şeftali, armut, kavun, muz, mango, elma vb.)&lt;br /&gt;· Yeşil ve koyu yeşil yapraklı sebzeler(ıspanak, pazı, yeşil biber, maydonoz, roka, tere, marul, kıvırcık, salatalık, fesleğen vb.)&lt;br /&gt;· Sarı, turuncu, kırmızı sebzeler(havuç, kabak, balkabağı, turuncu biber, kırmızı biber, domates vb.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;3.adım:&lt;br /&gt;Haftada en az 2 kez domates ve domates ürünleri tüketin.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Domatesin bileşiminde bulunan ve domatese rengini veren licopen adlı madde karotenoid grubu güçlü bir anti-kanser maddedir.&lt;br /&gt;· Domates, salça, domates suyu, güneşte kurutulmuş domates&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;4.adım:&lt;br /&gt;Tahıllar,baklagiller ve kök sebzeleri günde 7 kez veya daha fazla tüketin.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bu besinlerİ her öğünde 1-2 porsiyon tüketmeye çalışın.&lt;br /&gt;· Tam buğday ve ürünleri(ekmek, makarna, bulgur), kepekli pirinç, yulaf, çavdar, arpa, kara buğday&lt;br /&gt;· Kuru fasulye, nohut, mercimek türleri, barbunya ,soya fasulyesi, iç bakla, Meksika fasulyesi&lt;br /&gt;· Patates, havuç, pancar, kereviz, enginar kalbi, turp, yer elması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;5.adım:&lt;br /&gt;Lif tüketiminizi günde 25-35 g arasında tutun.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller, yağlı tohumlar sindirim sistemimizi kansere neden olan maddelerden uzak tutan harika besin kaynaklarıdır. Önerilen miktarlarda tüketiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;6.adım:&lt;br /&gt;Günde en az 1 kez soya tüketin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Soya bileşiminde bulunan isoflavon ve lignan adlı maddeler fitoöstrojen grubu anti-kanser maddelerdir. Yapılan pek çok araştırmada kanserle savaşan ve riski azaltan maddeler olarak bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;7.adım:&lt;br /&gt;Günde 2-3 fincan siyah ve/veya yeşil çay için.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Çayın bileşiminde bulunan catechin adlı madde flavonoid grubu bir anti-kanser maddedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;8.adım:&lt;br /&gt;Sarımsak ve soğan tüketiminizi arttırın.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Sarımsak ve soğanın bileşiminde bulunan quercetin adlı madde flavonoid grubu bir anti-kanser maddedir. Ayrıca allylic sulfide ve saponin de anti-kanser maddelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;9.adım:&lt;br /&gt;Haftada 2-3 kez balık tüketin.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bazı balık türlerinde daha yoğun olan omega-3 yağ asitleri ve deniz ürünlerinde bulunan selenyum minerali yapılan pek çok araştırmada kanserle savaşan ve riski azaltan maddeler olarak bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;10.adım:&lt;br /&gt;Günde en az 2 kez düşük yağlı süt ve süt ürünleri tüketin.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, D vitamini, probiyotikler ve linoleik asit(CLA)yapılan pek çok araştırmada kanserle savaşan ve riski azaltan maddeler olarak bulunmuştur. Bir uyarı: yağsız sütte CLA yoktur, bu nedenle %50 yağlı süt içiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;11.adım:&lt;br /&gt;Vücudunuza su verin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;İçilen sıvı miktarı arttıkça vücuttan toksinlerin ve kanserojen maddelerin daha hızlı atıldığına inanılmaktadır. Ayrıca düşük su tüketiminin bazı kanser türlerinde risk faktörü olduğu araştırma raporlarında yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;12.adım:&lt;br /&gt;Kansere neden olan maddelerden kaçının veya sınırlayın.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;· Nitrit ve nitrat içeren, tuzlanmış, tütsülenmiş etler(sucuk, salam, sosis, pastırma vb.)&lt;br /&gt;· yanmış yiyecekler&lt;br /&gt;· Paketlenmiş, kimyasal ve koruyucu madde içeren işlenmiş hazır yiyecekler&lt;br /&gt;· Fazla alkol tüketimi (kırmızı şarap ve bazı bira türlerinde kanser riskini düşüren flavonoidler vardır ancak öncelikle sebze/ meyvelerden sağlanmalıdır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Hazırlayan:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Adres: &lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;42&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Ada Gardenya Konut 7/1  Kat:3 Daire:24 Ataşehir İstanbul&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Gsm:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 533 817 44 95&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Tel:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 216 456 33 27 &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Fax:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 216 456 33 42&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-7065073599379043884?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/7065073599379043884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=7065073599379043884' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/7065073599379043884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/7065073599379043884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2008/08/kansere-kari-beslenmede-12-temel-adim.html' title='KANSERE KARŞI BESLENMEDE 12 TEMEL ADIM'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSBXuPoLDI/AAAAAAAAABQ/rskO1IBrWK0/s72-c/sebzeler.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-1502528639771047939</id><published>2008-08-26T01:56:00.000-07:00</published><updated>2009-02-13T01:42:58.746-08:00</updated><title type='text'>YAZ HAMİLELİĞİNDE BESLENME</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSEe3Og29I/AAAAAAAAABY/55m7SPCAQa0/s1600-h/hamile+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288497528195570642" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 134px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSEe3Og29I/AAAAAAAAABY/55m7SPCAQa0/s200/hamile+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;- Hamileliği yaz dönemine denk gelen kadınlar nasıl bir beslenme biçimi seçmeliler? Kaçınılması gerekenler ve özellikle alınması gerekenler diye ayırabilir miyiz besinleri? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Hamileliğin bir kadının hayatında yaşadığı en ayrıcalıklı dönem olduğunu düşünüyorum. Bu kadar ayrıcalıklı bir durumda tabi ki beslenme de başlı başına ele alınması gereken önemli bir konudur. Vücutta hormonların farklılaşmasıyla beraber her kadında farklı beslenme davranışları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle de yaz mevsimi hamile kadınlar için daha da zor geçmektedir.&lt;br /&gt;Hamilelik süresince bebeğin büyüme ve gelişiminin sağlıklı olabilmesi için annenin beslenmesine özen göstermesi gerekmektedir. Yaz mevsiminde su kaybı, besin zehirlenmeleri, kan basıncı değişiklikleri daha sık yaşanmaktadır. Yapılması gerekenleri veya kaçınılması gerekenleri hamilelikte ortaya çıkabilen bazı durumlarla ve buna yönelik çözümlerle açıklayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Sıcak nedeniyle aşırı terleme su kaybına neden olur. Vücut suyunu dengede tutabilmek için en az 2 litre su içilmelidir. Sıvı alımı arttırılmalıdır(limonata, taze ve doğal meyve suları, ayran), ancak karışık bitki çayları içilmemelidir. Bazı bitki çayları hamilelikte düşük riski oluşturabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Eğer kan basıncınız(tansiyon) düşükse ayran ve mineralli suları tercih etmelisiniz. Kan basıncınız yüksekse tuz alımını kısıtlamalısınız. Maden suyu içmemelisiniz. Tuzlu ve salamura besinleri tüketmemelisiniz(aşırı tuzlu zeytin, peynir, turşu, tuzlu kuruyemişler, salamura ve tütsülenmiş etler, soya sosu, cipsler vb.). Ödem riskiniz varsa yine aynı şekilde tuz kısıtlamasına gitmelisiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Sıcaklık nedeniyle besinlerde mikroorganizma üremesi kolaylaştığı için dışarıda olan besin tüketiminize dikkat etmelisiniz. İyi pişmiş yemekleri tercih etmeli, az pişmiş veya çiğ etli yemekler yememelisiniz(çiğ köfte, suşi, az pişmiş etler). Kolay bozulabilen tavuk ve balık etini dışarıda yememeye özen göstermelisiniz. İyi yıkanmama olasılığını göz önünde bulundurarak çiğ salata ve sebze yememelisiniz. Soslu, mayonezli, kremalı besinlerden uzak durmalısınız. Hijyenine güvendiğiniz restoranları tercih etmeli, açıkta satılan besinleri yememelisiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Bulantınız fazlaysa sıvı alımınızı azaltmalısınız. Katı besinleri azar azar sık sık yemeli, kusma varsa mineral dengenizi sağlamak amacıyla tuzlu krakerler tercih etmelisiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Bazı gebelik hormonları kabızlığa neden olur. Bu durumu çözmek için günlük su tüketimi 2 litrenin altına düşmemelidir. Her öğünde pişmiş sebze yemeği ve çiğ salata tüketimi olmalıdır. Öğün aralarında çiğ meyve tüketimi, bazı meyvelerin kompostosu veya hoşafı tercih edilmelidir. Özellikle kayısı, erik, incir, üzüm ve armut kabızlığı önlemekte çok yardımcıdır. Bunun dışında kurubaklagil yemek, tam tahıllı ekmekleri tercih etmek, bulgur, yulaf ezmesi gibi posalı besinleri tüketmek de gerekir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydıklarımızın dışında hamile kadının ve bebeğin sağlığı açısından yeterli ve dengeli besin tüketimi çok önemlidir. Bunun için diyetisyeniniz tarafından hazırlanan, hamilelik ayınıza ve kilonuza uygun beslenme planınızı mutlaka takip ediniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;- Nasıl bir program öneriyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;HAMİLELİKLE UYUMLU ÖRNEK BESLENME PLANI&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SABAH:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 su bardağı süt(şekersiz, kalsiyumdan zenginleştirilmiş)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 adet haşlanmış yumurta veya 1 dilim kaşar peyniri&lt;br /&gt;1 dilim beyaz peynir&lt;br /&gt;5 adet zeytin veya 2 adet bütün ceviz&lt;br /&gt;Domates ,salatalık ,maydonoz, yeşil biber&lt;br /&gt;2 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARA:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 porsiyon meyve(15 adet kiraz veya 3-4 adet kayısı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÖĞLE:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;3 köfte kadar ızgara/haşlama/fırında pişmiş kırmızı et veya tavuk veya balık&lt;br /&gt;4 yemek kaşığı pilav(tercihen bulgur) veya makarna veya 1 porsiyon kurubaklagil yemeği&lt;br /&gt;1 su bardağı yoğurt veya 1 kase cacık&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş bir kase salata (yeşil yapraklı, domates, salatalık, havuç vb.)&lt;br /&gt;1 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARA:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 porsiyon meyve (5 adet kırmızı erik veya 1 adet şeftali)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARA:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;2 adet kepekli galeta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;AKŞAM:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;6 yemek kaşığı sebze yemeği&lt;br /&gt;4 yemek kaşığı pilav(tercihen bulgur) veya makarna veya 1 porsiyon kurubaklagil yemeği&lt;br /&gt;1 su bardağı yoğurt veya 1 kase cacık&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş bir kase salata (yeşil yapraklı, domates, salatalık, havuç vb.)&lt;br /&gt;1 dilim tam buğday/çavdar ekmeği veya kepekli ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARA:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1-2 porsiyon meyve(1 dilim karpuz ve/veya 15 iri tane üzüm)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YATARKEN:&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 su bardağı süt(şekersiz)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hamilelikte aylara ve kişinin kilosuna göre besin tüketimi ayarlanmalıdır. Bu liste örnek oluşturması bakımından verilmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;- Hamileleri yazın rahatlatmaya yönelik ya da tüm hamilelik boyunca güçlü beslenmelerini sağlayacak özel yiyecek-içecek tarifleri yazabilir misiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Hamilelerin tüm bu süreçte alması gereken yiyeceklerin başında süt ve süt ürünleri gelmektedir. Bebek gelişimi için annenin depolarını kullandığından bir sorun yaşamaz. Ancak hamile kadının ilerde yaşayabileceği osteoporoz , diş hastalıkları riski yüzünden bu besinleri düzenli tüketmesi gerekmektedir. Tek başına süt veya yoğurt tüketemeyenler için meyveli süt veya taze otlarla lezzetlendirilmiş yoğurt tarifleri verebilirim.&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Taze otlarla lezzetlendirilmiş yoğurt:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 1 kase yoğurdun içine ince dilimlenmiş bir salatalık, ince kıyılmış taze soğan, maydanoz ve taze fesleğen koyunuz. Bütün bunları kaşık yardımıyla karıştırınız. Süslemek ve lezzetini arttırmak için üzerine biraz da taze nane yaprakları serpiniz. İsteğe göre çok az tuz veya sarımsak da ekleyebilirsiniz. Bu karışımın yanında 2 adet fırın galetası ile beraber serin, lezzetli, hoş bir ara öğün oluşturabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Mevsim meyveleriyle lezzetlendirilmiş süt:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; 1 su bardağı soğuk sütün içine 2 adet taze kayısı, ¼ adet şeftali ve ¼ adet muzu doğrayarak hepsini blenderdan geçiriniz. İsterseniz bu karışıma 1 top vanilyalı dondurma veya 2-3 parça buz da ekleyip karıştırabilirsiniz. Bu serin ve besleyici içeceğinizi ara öğün olarak tüketebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;7 Meyveli Yaz Salatası:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Karpuz, şeftali, kayısı, kavun ve mürdüm eriklerini küp küp doğrayınız. İçine birkaç tane kiraz ve üzüm de ekleyerek karıştırınız. Bu şekilde yiyebileceğiniz gibi dilerseniz 1 kase yoğurt ile karıştırıp meyveli yoğurt da yapabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Limonata:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 2-3 adet limonun kabuklarını iyice yıkadıktan sonra rendeleyiniz. Sonra sıkıp suyuna limon kabuğu rendelerini ekleyiniz. Bu karışıma birkaç yaprak taze nane de koyarak 1 litre soğuk su ile karıştırınız. 2-3 yemek kaşığı toz şekeri yavaş yavaş karıştırarak eritiniz. Aromalarının tam olarak çıkabilmesi için bir süre beklettikten sonra içebilirsiniz. Ara öğünlerde serin bir içecek olarak tercih edebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Hazırlayan :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Adres:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 42 Ada Gardenya Konut 7/1 Kat:3 Daire:24 Ataşehir İstanbul&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Gsm:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 533 817 44 95&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Tel:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 216 456 33 27&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Fax:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 216 456 33 42&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bu yazı &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Eve Dergisi Ağustos 2008&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; sayısında yayınlanmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-1502528639771047939?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/1502528639771047939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=1502528639771047939' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/1502528639771047939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/1502528639771047939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2008/08/yaz-hamileliinde-beslenme.html' title='YAZ HAMİLELİĞİNDE BESLENME'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSEe3Og29I/AAAAAAAAABY/55m7SPCAQa0/s72-c/hamile+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-4332496405759570157</id><published>2008-08-26T01:47:00.000-07:00</published><updated>2009-02-13T01:41:59.639-08:00</updated><title type='text'>RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSFRMI5dhI/AAAAAAAAABg/ElHyvjeHuXY/s1600-h/_iftar_sofrasi2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288498392802620946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSFRMI5dhI/AAAAAAAAABg/ElHyvjeHuXY/s320/_iftar_sofrasi2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ramazan ayında oruç tutulması ile ortaya çıkan beslenme şekli diğer aylardaki beslenme şeklimizden çok farklıdır. Normalde 3-4 öğün beslenirken bu ayda öğün sayımız 2’ye hatta sahura kalkmayanlar için 1’e düşer. Bunun sonucunda metabolizmamızda farklılıklar ortaya çıkar. Vücut işleyişini bu ritme uydurmaya çalışır. Uzun süreli açlık metabolizmamızın yavaşlamasına neden olur. Bu nedenle metabolizmamızı daha da yavaşlatmamak adına sahur öğününü kesinlikle atlamamamız gerekir. İftar öğününde ise mümkün olduğunca hafif, yeterli ve dengeli beslenmemizde fayda vardır. Oruç tutulmasıyla beraber metabolizmamızdaki yavaşlama olumsuz gibi görünse de oruç bittikten kısa bir süre sonra eski beslenme şekline dönünce metabolizma hızını arttırır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl Ramazan ayında sahur öğünü ile iftar öğünü arasında yaklaşık 16 saat kadar bir açlık süresi var. Uzun süre aç kalmak kişilerin iştah seviyesinde artışlara neden olabileceği için fazla miktarlarda ve yüksek kalorili besin tüketme eğilimi ortaya çıkabilir. Eğer Ramazan ayı süresince kilo almak istemiyorsanız iftarda ve sahurda yediğiniz yiyeceklerin çok kalorili olmamasına ve miktar olarak aşırıya kaçmamasına dikkat etmeniz yeterlidir. Bu şekilde sindirim işlevine katkısı olan iç organlarımız dinlenmiş ve vücut da birikmiş olan toksinlerden arınmış olacaktır. Ancak kilo verme isteği ile sahura kalkmamak, çok az yemek gibi yanlış davranışlar daha da kolay kilo alınmasına neden olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ayı süresince yeterli su ve sıvı alımı olmadığı için vücudun su oranında azalma görülür. Oruç bittikten kısa bir süre sonra su hacmi eski düzeyine gelir. Ancak bu yıl Ramazan ayının yaz mevsimine rastlaması nedeniyle sıcak hava ve terleme yüzünden su kaybı daha da fazla olacaktır. Eğer iftar saatinden sonra yeterice sıvı tüketimi olmazsa ciddi sağlık sorunları yaşanabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İftar açarken vücudun sindirime hazır olmadığını bu nedenle ağır yemeklerden kaçınmamız gerektiğini hatırlamalıyız. Orucun su ile açılması, çorba gibi sıvı olan bir besinle devam edilmesi daha doğru olur. Hatta çorba içtikten bir süre sonra mümkünse sofradan kalkıp 10-15 dakika kadar yemeye ara verilirse midemiz sindirime daha kolay hazırlanır. Yemekleri küçük lokmalar halinde, iyi çiğneyerek ve yavaş yemenin henüz hazır olmayan sindirim sistemi için yardımı büyüktür.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Uzun süren açlık nedeniyle metabolizmanın yavaşlaması ve yetersiz sıvı alımı kabızlık sorununu da ortaya çıkarabilir. Bunu önlemek için bol posalı beslenmek gerekir. İftarda sebze ve salata tüketimine yer vermek, iftardan sonra tatlı yerine mevsim meyvelerini tercih etmek çözüm olabilir. Hatta kayısı veya erik kompostosu tüketerek hem sıvı alımı hem de posa alımı dengelenebilir. Özellikle hareketsiz kişilerin iftardan sonra yapacağı kısa yürüyüşler hem kabızlığa hem de sindirim sorunlarına iyi gelir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İftarda soslu, yağda kızartılmış, kremalı veya tereyağlı besinler tercih edilmemelidir. Onun yerine ızgara veya haşlama türde pişirilmiş az yağlı et yemekleri veya etli sebze yemekleri tercih edilebilir. Pilav, makarna, börek benzeri hamur işleri veya karbonhidratlı besinler az porsiyonlarda ve ekmek yerine yenmelidir. Salata veya zeytinyağlı bir sebze yemeği posa ve vitamin açısından gereklidir. Ayran, cacık, komposto gibi yiyecekleri tüketmek de sıvı alımını dengelemek ve sindirimi kolaylaştırmak için faydalı olacaktır. Tatlı isterseniz, yemekten hemen sonra değil en az 1 saat sonra tüketmeniz, ağır şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlıları tercih etmeniz ve porsiyonun yarısını yemeniz daha iyi olacaktır. Tabi ki tatlı yerine mevsim meyvelerini tüketmeniz her zaman için daha sağlıklı bir seçimdir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ayında en çok karşılaşılan durumlardan biri de iftar davetleridir. Özenle hazırlanmış çeşit çeşit yemekler ve tatlılar oruç tutanlar için daha da cezbedicidir. Sadece tadımlık olarak azar azar tabağınıza alıp porsiyonları yenilemezseniz sofradan daha iyi hissederek kalkacağınızı göreceksiniz. Bu şekilde ortaya çıkabilecek reflü benzeri sindirim sorunlarını ortadan kaldırabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer Ramazan geleneği olan Ramazan pidesi tüketimini de abartmamak gerekir. Özellikle iftarda besin çeşitliliği fazlaysa pide tüketimini sahur öğününe almak daha doğru olur. Sahur içeriği de kahvaltı tarzında olmalıdır. Yiyip yatmak yerine saatinde kalkıp yemek gününüzün daha kolay geçmesini sağlar. İçerik olarak peynir, yumurta, ceviz, domates, salatalık, komposto, meyve, süt, yoğurt, pide gibi besinleri tercih edebilirsiniz. Akşam yemeğinden kalanları tüketmekten kaçının. Özellikle yeniden uyuyacaksanız kafeinli içecekleri tercih etmeyin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Toplumun bazı gruplarının sağlık açısından oruç tutmamaları daha doğru olur. Oruç tutmaması gerektiği halde kişi oruç tuttuysa Ramazan ayı sonrasında yapılan kan testlerinde ortaya çıkan bulguların olumsuz etkilendiği görülür. Özellikle hamile ve emziren kadınların, şeker(diyabet), tansiyon, hipoglisemi, kalp, karaciğer ve böbrek hastalığı/yetmezliği olan bireylerin, sürekli ilaç kullananların, riskli ve yüksek dikkat gerektiren işlerde çalışanların, büyüme ve gelişme çağındaki çocukların, sürekli seyahat halinde olanların, ruh sağlığı bozuk olanların oruç tutmaması gerekir. Bu risk grubunda olanların oruç tutmaları halinde sağlıklarının olumsuz etkileneceği konusunda bilgilendirimesi gerekir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Hazırlayan :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Adres:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; 42 Ada Gardenya Konut 7/1 Kat:3 Daire:24 Ataşehir İstanbul&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Gsm:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 533 817 44 95&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Tel:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 216 456 33 27 &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Fax:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;0 216 456 33 42&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bu yazı &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Eve Dergisi Eylül 2008&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; sayısında yayınlanmıştır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-4332496405759570157?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/4332496405759570157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=4332496405759570157' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/4332496405759570157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/4332496405759570157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2008/08/ramazan-ayinda-nasil-beslenmeliyiz.html' title='RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSFRMI5dhI/AAAAAAAAABg/ElHyvjeHuXY/s72-c/_iftar_sofrasi2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4641365692897834837.post-6188489703420793187</id><published>2008-08-26T01:32:00.000-07:00</published><updated>2009-02-13T01:40:52.190-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atıştırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ara öğün'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ofis beslenmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hipoglisemi'/><title type='text'>OFİS ORTAMININ DOĞURDUĞU BESLENME SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSIANph64I/AAAAAAAAABo/sVGIkQexNDk/s1600-h/ofis+beslenme+Ã§antasÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288501399685032834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSIANph64I/AAAAAAAAABo/sVGIkQexNDk/s400/ofis+beslenme+%C3%A7antas%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;“İşe başladığımdan beri çok kilo aldım!”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; cümlesini her ortamda çok sık duyabilirsiniz. Bu konuda alınabilecek önlemler ve yapılabilecek şeyler aslında oldukça basit ve uygulanabilirdir. Ancak herkesin iş yeri koşulları, çalışma saatleri, işe gidip gelme süresi, kullanılan taşıt türü, beraber çalışılan müşteri kitlesi birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle iş yeri ortamında karşılaşılan beslenme sorunları çok çeşitlilik gösterebilir ve kişiye özel çözüm üretmek ancak yüz yüze görüşmeyle sağlanabilir. Bunun yanı sıra, eğer büyük şehirde yaşıyorsanız ve gününüzün büyük bir kısmı çok kişinin çalıştığı bir plazada geçiyorsa tıpkı iş arkadaşlarınız gibi kişisel hayatınızın en önemli konularından biri olan beslenmenizde benzer sorunları ve bu sorunların doğurduğu sonuçları yaşıyorsunuzdur. Öyle bile olsa herkesin metabolizması birbirinden farklı olduğu için etkilenme dereceleri veya vücudun koşullara uyum sağlarken gösterdiği esneklik de farklı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Ofis ortamında karşılaşılan bazı ortak beslenme sorunları ve bu sorunların doğurduğu sonuçlar şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Ø İşe yetişme telaşında trafik nedeniyle geç kalmak ve kahvaltı yapmadan güne başlamak.&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø İşlerin uzaması nedeniyle öğle yemeği saatini kaçırmak ve yememek veya çok geç bir saatte yemek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Anlaşmalı yemek şirketinin yemeklerini ve mönülerini beğenmemek veya kişinin damak tadına hitap etmemesi sonucu dışardan fast-food sipariş vererek beslenmek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Anlaşmalı yemek şirketinin yemek kalitesinin düşük olması, yemeğin çok yağlı pişirilmesi ve kalori dengesinin bozukluğu nedeniyle fazla ve kalitesiz kalori almak. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Sürekli çay-kahve türü diüretik (idrar söktüren) sıvıların alınması sonucu fazlaca su kaybetmek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø İş yoğunluğu nedeniyle unutulduğu için veya tuvalete gitme ihtiyacını bastırmak için az su içmek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Ara öğün tüketilmediği veya ana öğünler atlandığı için sık sık kan şekerinin düşmesi(hipoglisemi) sonucu açlık hissi yaşamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Uzayan toplantılar nedeniyle öğün atlandığı için kan şekerinin düşmesi(hipoglisemi) sonucu açlık hissi yaşamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Ana öğünlerde yetersiz ve dengesiz yemek yeme sonucu kan şekerinin çabuk düşmesi(hipoglisemi) ve açlık hissi yaşamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Sürekli çay-kahve türü diüretik (idrar söktüren) sıvıların alınması sonucu hipoglisemi yaşamak, mide asitinin artması ve reflü sorunlarının ortaya çıkması.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Kan şekerinin düşmesi sonucu sinirlilik, titreme, halsizlik, yorgunluk hissi ve sürekli baş ağrısı yaşamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Düşen kan şekeri nedeniyle vücudun karbonhidrat (şeker) ihtiyacını bisküvi, kek, kurabiye, tatlı, kraker, cips, çikolata, pasta, poğaça vb. hamurlu ve şekerli besinlerle bastırmaya çalışmak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Masanızda bulunan çekmecenizde her zaman çikolata, şekerleme, kek, bisküvi vb. besinleri saklamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø İş arkadaşlarınızla mola sürenizde birbirinize bir şeyler ikram etmeniz sonucu atıştırmaların bir alışkanlık ve psikolojik bağımlılık haline gelmesi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø İş çıkış saatinin uzaması nedeniyle akşam yemeğini atlamak veya çok geç bir saatte yemek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Akşam yemeğinde yanlış tercihler yaparak yüksek kalori almak ve/veya yatana kadar yüksek kalorili besinler atıştırmak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Ofis koşulları ve masa başı işler nedeniyle hareket etmemek, ofis dışında egzersiz yapmaya zaman bulamamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ø Bütün bunların sonucu olarak KİLO ALMAK, VÜCUT TİPİNİN DEĞİŞMESİ, BÖLGESEL (KARIN-KALÇA) YAĞLANMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunlarınızı bu şekilde tespit edip farkındalığınızı arttırarak çözüme giden yolda önemli bir adım atmış olabiliriz. Her sorun tek tek ele alınıp iyileştirilmesi gereken bir konudur. Bu maddelerden sadece birkaçını düzelterek bile ofis hayatınızda sağlığınızı korumuş ve iş verimliliğinizi de arttırmış olursunuz. Üstelik iş arkadaşlarınız ile uyumlu bir işbirliği yaparsanız hem kendiniz hem de çevreniz için kalıcı bir çözüm de üretmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Ofis ortamında karşılaşılan beslenme sorunlarını çözmek için yapabileceklerimiz şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Güne kahvaltısız kesinlikle başlamamak. En azından evden çıkmadan önce 1 bardak süt içmek veya ufak bir sandviç hazırlamak. Tost, simit-peynir, simit-ayran, peynirli sandviç gibi kahvaltı seçeneklerini tercih etmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Öğlen veya akşam yemeği saatiniz iş yoğunluğu nedeniyle kaçacak ise ara öğün tüketmek. Ara öğün olarak taze veya kuru meyve, tost, ayran, yoğurt, meyveli yoğurt , hazır çorba, galeta veya diyet bisküvi türlerini tercih etmek&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ara öğününüzde tüketeceğiniz besinleri her gün evden getirmek veya en dayanıklı olanları çekmecenizde saklamak(kuru kayısı, erik, kutu süt, diyet bisküvi, galeta vb).&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeğinde ana yemeğin yanında garnitür olarak verilen kızarmış patates, püre, pilav, makarna, börek vb. besinlerin yarısını yemek (Unutmayın masa başında hareketsizsiniz). Mönünüzde varsa mutlaka çorba, zeytinyağlı sebze, salata, yoğurt vb. yardımcı yiyecekleri tüketmek. Kepekli veya tam buğday ekmeği yemek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Seçme imkanı varsa mönüden en düşük kalorili olanları tercih etmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Tatlı yerine meyve veya sütlü tatlıları tercih etmek. Yemekten hemen sonra değil ara öğün olarak öğleden sonra tercih etmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Masanızda sürahi veya su şişesi bulundurmak ve küçük bardaklarla sık sık içmek. Çay ve kahvenin dışında toplamda 6-8 bardak su içmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Çay ve kahve tüketimini sınırlamak. Yoğunluğunu azaltmak. Bunlarla beraber tükettiğiniz şeker miktarını azaltmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Çekmecelerinizde bisküvi, kek, kurabiye, tatlı, kraker, cips, çikolata bulundurmamak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Toplantı ortamına müdahale etme imkanınız varsa ikram olarak taze veya kuru meyve, diyet bisküvi, galeta, tuzlu kurabiye önerisinde bulunmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Bir egzersiz danışmanına danışarak ofis ortamında yapabileceğiniz egzersizler öğrenmek. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Asansör yerine merdiven tercih etmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;Şirket yöneticilerine beslenme ve/veya egzersiz konularında personel için seminer almaya teşvik edecek dileklerde bulunmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Hazırlayan :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Diyetisyen Serap Orak Tufan &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.kendinizeiyibakin.com/"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;www.kendinizeiyibakin.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Adres:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 42 Ada Gardenya Konut 7/1 Kat:3 Daire:24 Ataşehir İstanbul&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Gsm:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 533 817 44 95&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Tel:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 216 456 33 27 &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Fax:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;0 216 456 33 42&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4641365692897834837-6188489703420793187?l=serapistan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serapistan.blogspot.com/feeds/6188489703420793187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4641365692897834837&amp;postID=6188489703420793187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/6188489703420793187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4641365692897834837/posts/default/6188489703420793187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serapistan.blogspot.com/2008/08/ofis-ortaminin-dourduu-beslenme.html' title='OFİS ORTAMININ DOĞURDUĞU BESLENME SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ'/><author><name>Diyetisyen Serap Orak Tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16458019707972905617</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWc569d6NjI/AAAAAAAAABw/keUwoDpzd4w/S220/serap-k%C4%B1z+kulesi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NGHEKNo7cdU/SWSIANph64I/AAAAAAAAABo/sVGIkQexNDk/s72-c/ofis+beslenme+%C3%A7antas%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
